Kanabis Efsaneleri: Beyaz Kül vs. Siyah Kül
- 1. Beyaz kül ve siyah kül efsanesi
- 2. Yanma sıcaklıklarının etkisi
- 3. Tütün külleri Üzerine yapılan araştırmalar
- 4. Ama Önce... flushing ve curing nedir?
- 4. a. Esrarın curing'i ne demek, kaliteye etkisi nedir?
- 5. Sonuç olarak
Eğer sen de esrarın kökenleri, efsaneleri ve söylentileri hakkında yapılan sohbetlere katılmayı sevenlerden biriysen, bu sihirli bitkiyle ilgili birçok hikaye duymuş olabilirsin. Örneğin, belki de 420'nin tarihini biliyorsundur. Bu terimin 70’lerde, yakalanma korkusuyla bir sahil güvenlik görevlisinin, hazırladığı bir tür hazine haritası üzerinden bir grup öğrenciye yüklü miktarda esrar vermesiyle ortaya çıktığı söylenir. Grup saat 4:20’de buluşur, bir tane içer ve aramaya başlarmış.

Ancak, beyaz kül vs siyah kül gibi daha az bilinen bazı esrar efsaneleri de var. Belki bu fikir tanıdık geliyordur ya da hiç duymadın, neyse, doğrudan konuya dalalım ve bu miti çürütüp çürütemeyeceğimize bakalım.
1. Beyaz Kül ve Siyah Kül Efsanesi
Eğer daha önce beyaz kül vs siyah kül söylencesini duymadıysan, işte hikaye şöyle; Bu halk masalını yayanlar, esrar tomurcuklarını yaktığınızda kül beyaz veya açık griyse elinizdeki tomurcukların üst kalite olduğunu iddia ediyor. Sözde, tomurcuklarınız doğru şekilde yıkanmış ve iyi kurutulmuşsa (bunu birazdan açıklayacağız), kül gri ve beyaz tonlarında yanmalıdır. Efsaneye göre koyu gri ya da siyah renkte kül ise, bitkinin ya aşırı gübre ile beslenip ya da kimyasallarla işlenmiş olduğuna işarettir.

Peki, kül gerçekten de ürünlerimizin kalitesi hakkında ipucu verebilir mi? Olabilir. Öncelikle, esrar yanarken asla patlama ya da çıtırtı sesleri çıkarmamalı; çıkıyorsa, nedenini ciddi şekilde analiz etmelisin. Fakat bunun basit bir şehir efsanesi olması nedeniyle konu üzerine çok fazla bilimsel çalışma yok. O yüzden bu efsanenin doğru olup olmadığını anlamak için, yanma ve tütün külüyle ilgili önceki araştırmalara göz atmak yardımcı olabilir.
Ama bu konuya dalmadan önce, bazı etkenlerin devreye girdiğini bilmek önemli. Bazı esrar tüketicileri kül renginin tomurcuk kalitesi için doğru bir gösterge olduğuna inanıyor. Peki ya içtikleri ortamın nemi ve kullandıkları kâğıt türü? Sonuçta bazı içim kâğıtları çeşitli kimyasal katkılar içerirken, bazıları çok daha saf ve doğaldır. İçicinin tekniği bile sonucu değiştirebilir. Uzun ve derin bir nefes almakla kısa ve hafif çekiş yapmak arasında bir fark olur mu? Tüm bu sorular, beyaz kül ve siyah kül tartışmasını sorgulatıyor. Gerçekten bu kadar önemli mi? Yoksa bu, başkalarını etkilemeye, hayali otçular hiyerarşisinde yüksekte görünmeye çalışanların boş bir karşılaştırması mı? Hadi inceleyelim!
2. Yanma Sıcaklıklarının Etkisi
Kül dediğimiz, sadece esrarın değil, genellikle mineraller, kömür ve karbondan oluşan karmaşık bir birleşimdir. Şaşırtıcı olsa da, kül yangın ve ateşle ilgili birçok konuda önemli ipuçları verebilir. Örneğin, kül orman yangınlarında yanma sıcaklığını anlamak için incelenir. Yanma sıcaklığı yüksek olduğunda, yanmış organik madde ve azot azalır, kül daha açık, gri ve beyaza dönük bir renge bürünür. Küller en açık rengini aldığında, büyük oranda kristal ya da amorf inorganik maddelerden oluşur.
| 450° C'den düşük sıcaklık | Yanma tamamlanmamış, külde hala organik bileşenler ve karbon var. | Koyu renkli kül |
|---|---|---|
| 450° C'den yüksek sıcaklık | Karbon buharlaşıyor, geride mineral kül kalıyor. | Açık renkli kül |
*Not* Normal bir çakmak yaklaşık 1000° C sıcaklığa ulaşır.
Ayrıca, yanma sıcaklığı 450° C'nin üstüne çıkmadığında, yanma tamamlanmaz ve bu düşük sıcaklık sonucu oluşan kül, organik bileşikler, özellikle de karbon içerir, bu nedenle rengi koyudur.
Sıcaklık yükseldiğinde, 450 dereceyi geçtiğinde, bu karbon buharlaşır, gaz haline geçer ve geride mineral kül bırakır; bu kül kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum, silikon ve fosforun inorganik karbonatlarını içerir. Basitçe, bu daha açık renkli kül demektir. Tüm bunların sonucunda hayır, açık renkli veya beyaz kül esrar tomurcuklarının kalitesinin göstergesi değildir, ürünün hangi sıcaklıkta yakıldığına işaret eder.
3. Tütün Külleri Üzerine Yapılan Araştırmalar
Daha düşünmeden hemen cevap verelim; hayır, içtiğin joint ve bluntların külünü incelemek tuhaf bir şey değil, aslında tütün sektörü yüzyılı aşkın süredir ürünlerinin külünü yakından inceliyor.

Bu eski çalışmalarda araştırmacılar, bitki bileşenlerinden hangilerinin tütün sigarasının yanmasını teşvik ettiğini veya engellediğini belirlemeye çalışmış. Sonuç olarak, klorürlerin tam yanmaya yani ürünün tamamen yanmasına engel olduğu ve tadın, kokunun zayıflamasına neden olduğu tespit edilmiş 1. Bu arada, organik asitlerin potasyum tuzları ise yanmayı desteklemiş ve ateşi canlı tutmuş. Bu elementlerin ve diğer alkali ve alkali toprak metallerin yavaş yanmadaki kilit rolü anlaşıldıktan sonra, ABD’nin federal ve eyalet tarım bölümleri ile akademik kurumlar bunlara özel ilgi göstermeye başlamış.
Öncelikle gübrelerin tütün dumanı ve külüne etkisi incelenmiş. Sonuçta, uygulanan gübrelerin kurutulmuş yapraklardaki alkali bileşiminini değiştirmediği ve kükürt seviyelerini artırmadığı tespit edilmiş. Ancak duman kalitesinde belirleyici fark, fermantasyon süreci ve daha spesifik olarak kalitesi düşük tütün ürünlerindeki klorofil miktarları olmuş.

Tütün sigaralarında beyaz kül oluşumu için, ürüne nitratlar veya karbonatlar, ayrıca magnezyum ya da kalsiyum asitleri eklenmiş. Bu bileşenlerden herhangi birini puro veya sigarada yakarsanız, sonucunda alkali metal oksidi oluşur ve beyaz renkli kül ortaya çıkar.
Şimdi, kimya dersi burada dursun; tüm bunların özeti ne? Esasen, beyaz ya da açık renkli kül iki durumda oluşur:
- Birincisi, yüksek yanma sıcaklıklarında;
- İkincisi, esas olarak minerallerle oluşur.
Peki, bu durumda esrar, blunts veya jointlerde (özellikle içinde hiç tütün yoksa) beyaz kül oluşmasının sebebi, tamamen yıkanmış ve kurutulmuş tomurcuklardan mı kaynaklanıyor? Ve bu ürün kalitesiyle gerçekten bağlantılı mı? Hadi bulalım.
4. Ama Önce... Flushing ve Curing Nedir?
Eğer henüz bir esrar yetiştiricisi değilsen, flushing ve curing terimleri sana yabancı gelebilir.
'Flushing' terimi, baktığımız bahçecilik markasına göre değişir. Esrar yetiştiriciliğinde, hasattan önceki son 1-2 hafta boyunca, bitkiden arta kalan besinlerin yıkanarak uzaklaştırılması anlamına gelir. Bu, düşük EC’li (Elektriksel İletkenlik) su kullanılarak yapılır; yani bitki sadece saf su emer, besin solüsyonu değil. Fakat flushing işleminin, tomurcukların kalitesini veya külün rengini değiştirip değiştirmediği kesin olarak bilinmemektedir.

Flushing Paradoksu
Bazı yetiştiriciler flushing’in önemine inanırken, diğerleri hiç flushing yapmadan da tomurcuklarının kaliteli ve açık renkli kül bıraktığını söylüyor.
O halde, flushing ne tomurcukların kalitesinde ne de kül renginde belirleyici ise, curing (kurutma-olgunlaştırma) sebep olabilir mi? Flushing zamanlaması ise tamamen yetiştiricilik tarzına ve kişisel tercihlere kalmıştır. Organik yetiştiriciler genelde flushing yapmaz, ama genel olarak, suda veya toprakta yetiştiriyor olsanız da en az birkaç gün flushing öneriyoruz. Düşük EC’li su (musluk suyu yeterli) kullanmak önemli olsa da,pH seviyelerini doğru tutmak daha da önemli. Toprak için ideal değer 6.0-6.8, hidroponik ya da coco-coir ortamında ise 5.5-6.5 arası en iyi sonucu verir.
Flushing yaparken bitkinin normalde sulandığı zamanlarda sulamak gerekir. Çok fazla suya gerek yok; normal besinle vereceğiniz suyun yaklaşık aynısını kullanın ve yaklaşık %25 fazlası kökten süzülsün. 20 dakika sonra flushing döngüsünü tekrarlayın ve TDS veya EC metre ile drenaj suyundaki tuz seviyesini ölçün. Flushing sonunda EC değeri, ilk başladığınız değere çok yaklaşmalı; bu, çoğu besinin ortamdan temizlendiği anlamına gelir. Toprakta yetiştiriciler için genellikle 1-2 hafta flushing, coco-coir’da 5 gün, hidroponik sistemde ise 3 gün flushing öneriyoruz.
Esrarın Curing'i Ne Demek, Kaliteye Etkisi Nedir?
Ot söz konusu olduğunda, doğru saklama çok önemlidir; ürünü sağlıklı tutar ve özelliklerini bile artırabilir. Bu, yeni hasat edilmiş tomurcuklarda özellikle geçerlidir; tüketilmeden önce bir curing sürecine ihtiyaç duyarlar. Bunun için, tomurcuklarınızı hava geçirmez cam kavanozlarda, karanlık ve serin bir ortamda 10 gün ila 2 hafta arasında tutup, her gün bir kaç dakika havalandırarak küflenmesini önlemelisiniz. Böylece tomurcukların kannabinoid ve terpenlerinin doğru şekilde gelişmesini ve en üst seviyeye çıkmasını sağlarsınız.
Curing’in temeli, çiçeklerin tüketim için doğru kuruluk seviyesine ulaşmasını sağlamaktır. Bu süreçte klorofil miktarı azalır ki, bu da külün daha beyaz görünmesine neden olabilir. Ancak belirttiğimiz gibi, doğru curing’in açık renkli kül oluşturduğunu söylemek için daha çok araştırma gerekmekte. Yine de şu kesin ki, iyi cure edilmiş tomurcuklar daha pürüzsüz içim sağlar; genellikle daha kaliteli olur ve açık renkli kül bırakabilir.

Curing, ekim sürecinin genellikle göz ardı edilen aşamasıdır; özellikle hâlâ esrarın yasal olmadığı ülke ve eyaletlerde. Çünkü buralarda çoğu ot denetimsiz, kayıt dışı pazarlardan geldiği için ürüne tüketiciye ulaşmadan önce çok az kontrol veya denge uygulanır. Düşünsene, yasa dışı bir yetiştirici, ot kurur kurumaz satabilecekken, neden haftalar hatta aylarca sürecek bir sürece zaman ayırsın? Curing yavaş bir süreçtir ve sabır ister; ki pek çok yetiştiricinin buna ayıracak lüksü yoktur, özellikle de otun hâlâ yasak olduğu yerlerde.
Eğer senin yaşadığın yerde hâlâ esrar yasağı varsa, tüketeceğin otu curing yapmanı öneririz. Yerel büyük marketten (ya da Amazon’daki) cam kavanoz alıp, tomurcuklarını içine koyarak ve bekleyerek bunu kolayca yapabilirsin. Bazı strainler birkaç haftada kusursuzca cure olurken, bazılarında bu süreç 6 ayı bulabilir. Terpen olgunlaşması, lezzetli ot için en önemli unsurlardan biri olduğu için olabildiğince sabırlı olmaya çalış!
5. Sonuç Olarak
Şu an bizim gibi sen de biraz kafası karışmış olabilirsin; beyaz kül efsanesi gerçek mi değil mi? Sonuçta bu, adı üzerinde bir efsane ve inanıp inanmamak sana kalmış. Tomurcuk kalitesine gelince, nihai sonuca etki eden birçok faktör var; o yüzden külün belirleyici unsur olduğunu iddia edemeyiz. Sence esas bir ot tomurcuğunu diğerlerinden ayıran nedir? Yorumlarda sen de görüşünü belirt!
DIŞ KAYNAKLAR
- "Tütünde Bazı Alkali Tuzların Ateşi Tutma Kapasitesine Etkisi" Henry R. Kraybill. Temmuz 1917.
Comments