Kenevir Yetiştiriciliğinde İç Mekan Işıkları: LED vs Ampuller
- 0. a. Led paneller
- 0. b. Aydınlatmada ekstra İpuçları
- 1. Kenevir aydınlatmasıyla İlgili sıkça sorulan sorular
- 2. Sonuç
İç mekanda feminen tohumlar<\/a> ile yetiştiricilik yaparken, aydınlatma en önemli unsurların başında gelir. Doğru spektrumda ve doğru yoğunlukta ışık sağlamak, hepimizin hayalini kurduğu verim ve etki arasındaki farkı yaratabilir. Ancak dışarıda bu kadar çok seçenek varken ve teknoloji adeta ışık hızında ilerliyorken (kötü espiriyi mazur görün), yeni başlayan bir yetiştirici kendi iç mekan yetiştirme alanı için en iyi seçeneğin ne olduğunu nasıl bilebilir ki?<\/p>
Her birinin kendine özgü artı ve eksileriyle çeşitli seçenekler mevcut. Üst düzey, ayarlanabilir LED panellerden bütçe dostu CFL seçeneklerine kadar – ve aradaki her şeye – iç mekan yetiştirme alanınız için en iyi seçeneği seçmek, özellikle yeni başlayanlar için biraz göz korkutucu olabilir, en hafif tabirle. Göz önünde bulundurulacak birçok faktör var; bu yüzden zor kazandığınız paranızı yanlış bir seçeneğe yatırmadan önce, gelin en iyi iç mekan ışık sistemi ararken dikkat etmeniz gereken her şeyi birlikte gözden geçirelim (oda, çadır veya dolapta, yani neredeyse her yerde)!<\/p>
Tüm teknik detaylara girmeden önce, kenevir bitkilerinin sağlayacağınız ışığı nasıl kullandığından ve ışık programlamasına göre büyüme aşamasının nasıl etkilendiğinden kısaca bahsedelim.<\/p>
Piyasada bulabileceğiniz iki ana strain tipi vardır. Hayır, Sativa ve Indica değil. Burada fotoperiyodik ve autoflowering ayrımından bahsediyoruz. Çoğu yetiştirici bu iki tür arasındaki farkı bilir ama aramızda yeni olanlar için hızla özetleyelim. Tüm strain seçenekleri, ister foto ister oto olsun, birkaç belirgin büyüme aşamasından geçer. Bunlar:<\/p>
<\/p>
Adından da anlaşılacağı üzere, fotoperiyodik strainlerin büyüme evresi ışık döngüsünün zamanlamasıyla belirlenir. İç mekan yetiştiriciliğinde, büyüme aşamasını tamamen ışık programını kontrol ederek yönetebilirsiniz.<\/p>
<\/p>
Fide ve vejetatif büyüme aşamasında, fotoperiyodik bitkilerin her gün en az 18 saat ışık ve 6 saat karanlık alması gerekir. Bu döngü yetiştiriciler arasında genellikle 18/6 olarak adlandırılır. Bitkinin boyu ve yapısal dayanıklılığından memnun kaldığınızda, sadece 12/12'lik bir döngüye – yani 12 saat ışık, 12 saat karanlık – geçersiniz. Bu değişim, kenevir bitkisine çiçeklenme zamanının geldiğini ve harika tomurcuklar üretmesini işaret eder.<\/p>
Autoflowering kenevir strainleri, yetiştiricilikte tahmin yürütmeyi ortadan kaldırır. Çiçeklenme döngüsü, bitkinin aldığı ışığa değil, yaşına göre belirlenir – yani yaklaşık dördüncü haftaya geldiğinizde, ışık programından bağımsız olarak bitki otomatik olarak çiçeklenmeye geçer.<\/p>
Autoflowering strainlerin bu doğal özelliği, özellikle iç mekanda yetiştiriciliğe yeni başlayanlar için birçok avantaj sunar. Işık programını tüm büyüme süresi boyunca 18/6 (hatta 20/4 veya 24/0) olarak sabit tutabilirsiniz ve bu size işleri çok daha basit hale getirir; ayrıca tek bir oda ya da çadırda sürekli hasat kurulumunu rahatlıkla sağlayabilirsiniz. Otolar, fotoperiyodik akrabalarına göre daha dayanıklıdır, daha az besin ister, genellikle yaklaşık 8-10 haftada hasada ulaşır ve verim-potluluk konusunda foto strainlerle yarışabilir.<\/p>
<\/p>
Hangi kenevir strainin sizin kurulumunuza en uygun olduğuna ve hangi ışık programını takip edeceğinize karar verdikten sonra, sıra ışık spektrumuna gelir. Kısaca, kenevir bitkilerinin genetik potansiyeline ulaşabilmesi için tam spektrum aydınlatmaya ihtiyacı vardır. Bir düşünün: Güneş, tüm ışık frekanslarını sağlar ve bitkiler milyonlarca yıldır bu koşullara evrimleşmiştir – peki, neden kenevir bitkileri bunun altındaki bir ortamda tam verim versin ki? Tam spektrum sağlamayan ışık altında elbette yetiştirebilirsiniz, ancak doğal güneşe yakın formüle edilmiş ışıklarla aynı performans veya verime ulaşamazsınız.<\/p>
<\/p>
Ayrıca, bitkinize verdiğiniz ışığın yoğunluğu tüm gelişimi üzerinde büyük bir etkiye sahiptir ve en iyi sonuç için büyüme aşamasına uygun şekilde ayarlanmalıdır. Bu yoğunluk 'lumen'le ölçülür ve her ışık tipi için ürün sayfasında bulabilirsiniz – fakat genellikle, mahsul geliştikçe ışık yoğunluğunu artırmak istersiniz. Tamam, bu kadar teknik bilgi yeter. Şimdi, ışık türlerine geçelim. En ucuzdan en pahalıya doğru sıralayacağız; genelde, bu aynı zamanda en kötüden en iyiye doğru da gider.<\/p>
Kompakt Floresan Işıklar (CFL), küçük veya düşük bütçeli yetiştiricilikler için en sık tercih edilen ışık kaynağıdır. Ucuzdur, kolay bulunur ve büyük yapı marketlerden ya da bazı süpermarketlerden temin edilebilir. Standart soket boyutları sayesinde kurulumu çok kolay, düşük enerji tüketimi, düşük ısı yayımı ve geniş seçenek yelpazesiyle, CFL ampuller bütçeye uygun yetiştiriciler için mükemmel bir seçenektir. Çeşitli watt ve spektrum seçeneklerine sahip olup, çimlenme ve fide aşamasındaki bitkiler için harika bir aydınlatma sağlar.<\/p>
<\/p>
Mikro dolap yetiştiriciliği ya da benzeri kompakt kurulumlarda tüm mahsul için yalnızca CFL yeterli olabilir, ancak belirgin dezavantajları vardır. Düşük güç ve yoğunlukları yüzünden, hiçbir zaman bir strainin genetik potansiyeline ulaşmasına izin vermez ve çiçeklenme aşaması için pek uygun değildir. Ayrıca, diğer ışık seçeneklerine göre çok daha kısa ömürlüdürler, ama tabii ki daha ucuzdurlar. Kısacası, başka bir seçeneğiniz yoksa kullanabilirsiniz ama çimlenme aşaması sonrası florasan altında yetiştirme önerilmez. Muhtemel verim açısından, CFL ile watt başına yarım gramın altında, lamba başına genellikle 10-15 gram ürün bekleyebilirsiniz.<\/p>
HID aydınlatma, onlarca yıl boyunca kenevir yetiştiriciliğinde altın standarttı. LED teknolojisinin verimlilikte önüne geçmesine rağmen, yüksek ışık çıkışı ve kolay kurulumu nedeniyle birçok yetiştirici tarafından hala oldukça tercih edilmektedir. Yüksek Yoğunluklu Deşarj Ampulleri üç farklı spektrumda sunulur – Metal Halide (MH), Yüksek Basınçlı Sodyum (HPS) ve Seramik Metal Halide (CMH). MH ampuller vejetatif büyüme için maviye yakın bir ışık verirken, HPS ampuller çiçeklenme için daha uygun olan turuncu-pembe ışık yayar. CMH ise iki tipin birleşimidir ve her ikisinin en iyi yanlarını bir arada sunar.<\/p>
CFL’lere kıyasla daha pahalı ve fazla güç çekseler de, HID ampuller yüksek ışık çıkışları ve yoğunluklarıyla iç mekan kenevir yetiştiriciliği için çok popülerdir ama bazı dezavantajları da vardır.<\/strong><\/p>
<\/p>
Öncelikle, oldukça fazla ısı üretirler. Bunu azaltmak için soğutucu tüp kullanılabilir ama tamamen engellemek mümkün değildir. Ayrıca, HID’ler sık sık ampul değişimi (6-9 ayda bir) gerektirir ve kurulumu biraz zahmetlidir. Maksimum verim almak için ayrı aydınlatma balastı ve ayrıca bir reflektör almalısınız ki bu da maliyeti yükseltir. Buna rağmen LED panellere göre daha ucuza alınabilir ve harika verim ile etki sağlar. Beklenen verim, sağlanan ışık başına 1 gramdır. Yani, 4x4 ft alanda 600W HID setiyle her hasatta yaklaşık 600 gram tomurcuk alabilirsiniz (strain seçimi, yetiştirme deneyimi ve çevresel faktörler de etkili). Işık Yayan Diyot (LED) büyüme aydınlatmaları on yılı aşkın süredir piyasada olsa da, hâlâ nispeten yeni olarak görülüyorlar. Ama son birkaç yılda, bu teknoloji çok gelişti ve şu anda HID seçeneklerini geride bırakarak en iyi iç mekan aydınlatması haline geldi. Evet, iyi bir LED paneli almak HID düzeyindeki bir sistemden hâlâ biraz daha pahalı olabilir (fakat fiyatlar sürekli düşüyor ve fark azaldı), fakat o kadar çok avantaj sunuyorlar ki. Bu devirde, uygun fiyatlı LED panelini alamıyorsanız başka nedeniniz olmaz.<\/p>
<\/p>
Avantajları arasında, HID ampullerin yarısından az enerji harcamaları sayesinde elektrik faturasında büyük tasarruf ve çok daha serin çalışmaları öne çıkar. Bu, özellikle küçük alanlarda, herhangi boyuttaki yetiştirme alanı için kurulumu oldukça kolaylaştırır. Ayrı güç balastı gerekmez, boyut seçenekleri çoktur ve yeni teknolojiyle ışık spektrumu ayarlanabilir, yani tam spektrum sunarlar. Kısacası, alanınıza uygun bir LED paneli alana kadar birikim yapmanızı öneririz; uzun vadede pişman olmayacaksınız. Yeni LED paneller verim açısından HID’leri yakalayabilir, hatta geçebilir. Tüm diğer etmenler de ayarlandığında watt başına en az 1 gram bekleyin.<\/p>
Büyütme odası için çalıştıracağınız ışık tipine karar vermeden önce, güç eşdeğerliği konusunu iyi anlamak çok önemlidir. Watt, enerji girişini ölçer; gerçek ışık çıkışını değil. Daha iyi anlamak için bir örnek: 400W’lık bir CFL, 400W’lık bir HID ve 400W’lık bir LED paneli yan yana koysak, farklı verimlilikte oldukları için ışık çıkışları farklı olur. CFL, diğer ikisinin gerisinde kalır; peki, HID ve LED arasındaki watt kıyaslaması nasıldır? İkisi de 400W ise aynı ışığı verir diye düşünebilirsiniz ama gerçek böyle değil – LED paneller daha verimli çalışır, yani aynı watt gücünde bile HIDL’den daha yüksek çıkış elde edersiniz. Yani watt aynı olsa da ışık yoğunluğu ve gerçek güç fark gösterebilir. Işık panelini bitki üst örtüsüne (tepeye) ne kadar yakın ayarlayabileceğiniz de seçtiğiniz ışık türüne bağlıdır. HID ampuller, ürettikleri ısıdan dolayı tepeye biraz uzak kurulmalı ve ayrıca ışığın eşit dağılmadığı da dikkate alınmalı. Yani odada sıcak ve soğuk noktalar oluşabilir.<\/p>
<\/p>
LED paneller, yakın mesafe büyüme aydınlatması için çok daha uygundur ve paneline göre örtüye 20-25 cm kadar yaklaştırılabilir. Bu yakınlık ışığın saçılımını biraz kısaltır ancak sıcak nokta oluşumunu da engeller. Ayrıca, bitkilere ne kadar yakın yerleştirirseniz yerleştirin, yine de yetiştirme ortamı ısısı veya ışık yanığı gibi riskler oluşmaz. Bu belki dünyadaki en bariz ipucu gibi görünebilir; ama hangi ışık türünü kullanırsanız kullanın, maksimum verim için yetiştirme alanınızın her santimini yansıtıcı malzeme ile kaplamalısınız. Aslında bu, ışığın yansımasıyla bitkilere her açıdan ulaşmasını sağlayan bir ayna görevi görür. HID ışık kullanıyorsanız bu ayrıca önemlidir, çünkü eşit dağılmayan enerji yüzünden ışığın çoğu boşa gidebilir. Yansıtıcı kaplama, ışığın farklı yönlere yansımasını sağlayarak bitkilerin maksimum fayda elde etmesini sağlar. Basit ve etkili! Hangi konuya ne kadar derin inersek inelim, özellikle yeni yetiştiricilerden her zaman birkaç soru gelir. Bu hiçbir şekilde şikayet değil – hedefinize ulaşmanızda yardımcı olmayı seviyoruz; çünkü aydınlatma burada çok önemli. Şimdi, aydınlatma ile ilgili en sık sorulan birkaç soruya hızlıca bakalım ve bunlara olabilecek en açık ve anlaşılır şekilde cevap verelim.<\/p>
<\/p>
Bu kişisel ihtiyaçlarınıza bağlı ama çoğu durumda tam spektrumlu LED kuantum paneli öneriyoruz. Günümüzde çok fazla seçenek var; ama Samsung teknolojili panellerden birini bulursanız gayet memnun kalırsınız. Biraz daha uygun fiyatlı seçenekler için Spider Farms, MARS HYDRO, VIVOSUN ya da HLG markalarını tercih edebilirsiniz. Tüm bu paneller fiyat-performans açısından çok başarılı ve oldukça güvenilir.<\/p>
<\/p>
Bu, fotoperiyodik mi yoksa autoflowering strain mi yetiştirdiğinize ve mahsulün hangi gelişim aşamasında olduğuna göre değişir. Otolar için oldukça basit: Biz tüm yaşam döngüsü boyunca 18/6 veya 20/4 öneriyoruz. Bazı yetiştiriciler otoları 24/0 programda yetiştiriyor, biz de bundan iyi sonuçlar alıyoruz; fakat mahsule günde birkaç saat dinlenme vermekten yanayız.<\/p>
Fotoperiyodikler için, çiçeklenmeye hazır olana kadar ışıkları 18/6 programında tutmalısınız. Bitki boyundan memnun olduğunuz anda, programı 12/12’ye çevirip doğal sürecin devamını bekleyin.<\/p>
<\/p>
Burada önemli olan, ışıkların kendi ısısı değil, yetiştirme alanının sıcaklığıdır. Gündüzleri yaklaşık 25°C (80F), geceleri ise mümkünse 21°C (70F) civarında tutmalısınız. Bu aralık, bitkilerinizin yeterli ısı ve ışığı almasını ve gerektiğinde serinleyebilmesini sağlar.<\/p>
<\/p>
Bu gerçekten biraz karışık bir iş olabilir. Minik bir alanda kesinlikle HID sistemi kullanmak istemezsiniz, geriye iki seçenek kalıyor: CFL veya LED. Eskiden küçük alanlar için genellikle CFL önerirdik ama bugün LED için çok fazla boyut opsiyonu var. Tabii, LED’ler CFL’lere kıyasla biraz daha pahalı fakat çok daha güvenilir ve sürekli ampul değiştirme derdiniz olmaz. Ayrıca, minicik bir dolabın içinde bile hayalinizdeki bitkileri yetiştirebilirsiniz.<\/p>
<\/p>
Hayır, pek sayılmaz. Bu daha çok yetiştirdiğiniz strainle ilgili, fakat unutmayın: HID ve LED, yoğunluk ayarı için bitkilere yakınlaştırılıp uzaklaştırılabilen iki ışıktır. CFL ve T5’te ise ışığı en iyi şekilde yaymak için ışık perdesi ve yansıtıcılar kullanmanız gerekir. Ama sadece CFL kullanıyorsanız, bir büyük yerine çoklu küçük ampuller kullanarak zaman ve para tasarrufu sağlayabilirsiniz.<\/p>
Oto eğitiminde ise abartıya kaçmayın. Autoflowering strainler, ağır stres sonrası toparlanacak zaman bulamaz; bu yüzden her zaman nazik olun.<\/p>
<\/p>
1. Kenevir ve Aydınlatma<\/h2>
Fotoperiyodik Strainler
<\/p>
Autoflowering Strainler
Kenevirde Işık Spektrumu ve Yoğunluğu
<\/p>
Floresan Ampuller (CFL)<\/h3>
<\/p>
Yüksek Yoğunluklu Deşarj Ampulleri (HID)<\/h3>
<\/p>
LED Paneller
<\/p>
Aydınlatmada Ekstra İpuçları
Watt Her Şey Değil
Aydınlatma Pozisyonu Çok Önemli
<\/p>
Yetiştirme Alanınızı Yansıtıcı Malzeme ile Kaplayın
2. Kenevir Aydınlatmasıyla İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Yetiştirme odası için en iyi aydınlatma tipi hangisi?<\/h4>
Işıklarımı günde kaç saat çalıştırmalıyım?<\/h4>
Kenevir yetiştiriciliği için ideal sıcaklık nedir?<\/h4>
Mikro yetiştiriciliklerde ne tür aydınlatma kullanılmalı?<\/h4>
Bazı eğitim teknikleri belirli ışık türlerinde daha mı iyi sonuç verir?<\/h4>
3. Sonuç
Şimdi, işte size iç mekan kenevir yetiştiriciliğinde üç ana büyüme ışığı seçeneği, her birinin artı-eksi yönleri ve bilmeniz gereken her şey. Şimdi hangi çözümün sizin için en uygun olduğuna karar verip, yetiştirme odanızda işe koyulma zamanı! Çoğu yetiştirici için LED paneller bir numaralı seçim; fakat eğer bütçeniz kısıtlıysa CFL ve T5 sistemleri de işinizi görecektir. Ne yazık ki, HID devri geride kaldı; vedalar hüzünlü olsa da, LED paneller sizi kolayca hedefinize ulaştıracaktır. Keyifli yetiştiricilikler dileriz; başka sorularınız olursa aşağıya yorum bırakmayı unutmayın!
Comments