Mimosa Cake Auto Cannabis Strain Haftalık Yetiştirme Rehberi
- 1. Yetiştirme Özellikleri
- 2. Yetiştirme kurulumu
- 3. Çimlenme ve fide dönemi | 1. hafta
- 4. Erken vejetasyon | 2. hafta
- 5. Orta vejetasyon | 3-4. haftalar
- 6. Geçiş dönemi (Ön-Çiçeklenme) | 5. hafta
- 7. Erken Çiçeklenme | 6-7. haftalar
- 8. Orta Çiçeklenme (doldurma fazı) | 8-9. haftalar
- 9. Olgunlaşma ve hasat | 10-11. haftalar
- 10. Kurutma ve fermente etme
- 11. Sonuç
- 12. Sonuç olarak
Mimosa Cake Auto, hem yetiştiriciler hem de içiciler için mükemmel bir seçenek haline getiren olağanüstü özelliklere sahip dikkat çekici bir straintir. Bu hibrit autoflowering strain; Mimosa’nın tatlı ve narenciye aromalarını kekin enfes ve topraksı notalarıyla birleştiren benzersiz bir lezzet ve aroma profiline sahiptir. Dengeli etkileri canlandırıcı, yaratıcı ve rahatlatıcı olduğu için, iyi dengelenmiş bir deneyim arayanlar için mükemmel bir tercihtir.
Mimosa Cake Auto ayrıca kolay yetiştirilebilir bir strain olduğundan, acemi yetiştiriciler için idealdir ve bunu hafta hafta rehberimizde göstereceğiz. Dört deneme yetiştirme üzerinden gidiyor ve başka pek çok denemenin fotoğraflarını da kullanıyoruz. Değerlendirmemizin, bu harika yeni genetiğe yakışır miktarda verim ve kaliteli içim elde etmenize yardımcı olacağını umuyoruz.
1. Yetiştirme Özellikleri
Mimosa Cake Auto, üstün karakteristikleriyle hem yetiştiriciler hem de içiciler arasında oldukça popüler bir strain. Bu hibrit, %60 Sativa ve %40 Indica içeriyor ve %24’e kadar çıkan THC oranıyla, hem enerji veren hem de rahatlatıcı iyi dengelenmiş bir etki sunuyor.

Mimosa Cake Auto, hem yeni başlayanlar hem de deneyimli yetiştiriciler için uygun, kolay yetiştirilebilen bir strain. Sadece 9 haftalık çiçeklenme süresine sahip ve kapalı alanda 550 gr/m2’ye (1.8 oz/ft2) kadar, açık alanda ise bitki başına 160g (5 oz) verime kadar bol hasat verir. Bitki XL boyutunda olup 110-130 cm (43-51 inç) yüksekliğe ulaşır ve limon, toprak ve çiçek notalarını harmanlayan eşsiz bir aroma profiline sahiptir; cannabis tutkunlarının mutlaka denemesi gereken bir türdür.
2. Yetiştirme Kurulumu
Mimosa Cake Auto straini hâlâ oldukça yeni olsa da, pek çok yetiştirici deneyimlerini paylaştı. Dört farklı yetiştirme günlüğünü ayrıntılı inceleyip başka fotoğrafları da kullanacağız. Şayet siz de Mimosa Cake Auto yetiştirmeyi düşünüyorsanız, bu bilgiler çok işinize yarayacak. Aşağıdaki tablo, dört yetiştirmenin kurulumunu ve özelliklerini gösteriyor. Tüm bitkiler kapalı alanda, orta güçlü LED grow lambalarıyla yetiştirildi; bu, toprak ve coco coir gibi farklı yetiştirme ortamları arasında güzel bir karşılaştırma sunuyor.
| Yetiştirme Alanı | Aydınlatma | Ortam | |
|---|---|---|---|
| A | 1 m2 | 270W LED | Coco / Perlit |
| B | 1 m2 | 310W LED | Toprak / Perlit |
| C | 0.72 m2 | 300W LED | Toprak / Perlit |
| D | 0.6 m2 | 140W LED | Toprak / Solucan Gübresi |
Gördüğümüz çeşitli Mimosa Cake Auto yetiştirme günlüklerinden bu strainin her türlü kurulum ve yetiştirme stiline uyum sağladığı açıkça anlaşılıyor. Kendi yetiştirmenizi nasıl planlarsanız planlayın, bu autoflowering strainin son derece iyi performans göstereceğine emin olabilirsiniz.
3. Çimlenme Ve Fide Dönemi | 1. Hafta
İlk defa cannabis yetiştirenler, tohumlarını çimlendirirken endişeli olabilir. Ancak, güvenilir bir mağazadan aldığınız taze ve canlı tohumların başarılı bir şekilde çimlenmesi için yalnızca üç şarta ihtiyacı var—sıcaklık, nem ve karanlık. Bu tohumlar ucuz olmayabilir ama onları canlandırmak için ekstra çaba harcamanıza gerek yok. Korkmayın ve birlikte yetiştirmeye başlayalım!

Neme gelince, birçok yetiştirici cannabis tohumlarını bir bardak su içinde önceden bekletmeyi tercih eder (aşağıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi). Ancak dikkatli olun; çünkü tohum bardağın dibine batarsa oksijensiz kalarak boğulabilir. Bunu önlemek için, tohumun yüzeyde kalmasını sağlamalı ya da dibinde birkaç saatten fazla tutmamalısınız. Çoğunlukla, çimleme için yeterli nem geçmesi için bu süre yeterli olur.

Çoğu yetiştirici, tohumları bardağın içinde çatlamasını beklemez. Onun yerine, önceden ıslatılmış tohumlar genellikle nemli kağıt havlu üzerine aktarılır. Bu yöntem; çimlenmeyi her birkaç saatte bir kontrol etmenize ve filizlenen tohumu doğru zamanda yetiştirme ortamına almanıza olanak tanır.

Kök yaklaşık bir santimetre (yarım inç) olduğunda, tohumunuzu tercihinize göre toprak veya coco coir gibi yetiştirme ortamına alabilirsiniz. Çok derine ekmemeli, yüzeyin yaklaşık çeyrek inç altına koyup gevşek ve nemli ortamla kapatmalısınız. Bir-iki gün içinde, tohum çimlenecek ve bazen dış kabuğunu da atmış şekilde filiz verecek.

Bir yetiştirici olarak ilk kararınız, tohumu doğrudan son saksısına mı, yoksa küçük bir başlatıcı bardağa mı ekeceğinizdir. Cannabis yetiştiriciliğinde yeniyseniz, autoflowerınızı doğrudan son saksısına ekmenizi tavsiye ederiz. Bu yaklaşım, nakil şokundan kaçınmanıza yardımcı olur. Başlangıç bardaklarını, daha tecrübeli yetiştiricilere bırakmanızı öneririz.

Autoflowerınızı baştan son saksısında yetiştirmek isterseniz, sulama konusunda zorluklarla karşılaşabilirsiniz. Genellikle, ekmeden önce kabı bir kez tamamen sulamanız ve ardından her sabah bitkinin tabanına az miktarda su eklemeniz gerekir. İlk günlerde günde yaklaşık 50 mL yeterlidir.

Bir başka önemli nokta ise, ışık ile mini fideler arasındaki mesafedir. Fazla uzamayı önlemek için ışığa yeterince yakın olmalı; ama ışık stresine veya ışık yanığına sebep olacak kadar da yakın olmamalı.
4. Erken Vejetasyon | 2. Hafta
Cannabis bitkisinin yaşam döngüsünün ilk birkaç haftasında, ortam koşullarını mümkün olduğunca ideale yakın tutmak çok önemlidir. Bu, ortalığın sıcak ve oldukça nemli tutulması anlamına geliyor çünkü fideler hafif koşulları sever—fazla nemin buharlaşmasını önleyip kök sistemi üzerinde fazla stres yaratmayan koşullar.

Fidelerinizin boyunu düzenli olarak takip etmek yine çok önemlidir. Ne çok yere yakın ne de çok ince ve zayıf olmalıdırlar. Yapraklar diri olmalı ama ışığa doğru aşırı bir şekilde “dua” eder gibi durmamalı.

Işık, sıcaklık, nem ve diğer çevresel koşulları tam anlamıyla oturttuysanız, öncekinden daha hızlı bir gelişme göreceksiniz. Her gün, fan yaprakları hem sayıca hem de boyutça büyürken, boğumlarda yeni gelişimler göreceksiniz; bunlar gelecekte yan dallar olacak.

Besin kullanımı seçilen yetiştirme ortamına bağlıdır. Hidroponik veya coco coir ortamında, bitkiler daha baştan her sulamada ekstra besine ihtiyaç duyar. Oysa toprakta, özellikle büyük saksılar kullanılıyorsa, ortam genellikle ilk iki-üç hafta yeterli besini içerir. Eğer otomatik çiçekli yetiştiricilikte ekstra büyük saksılar kullanırsanız, muhtemelen hasada kadar ekstra besine gerek kalmaz. Bunun için en iyi yollardan biri super soil hazırlamaktır.
Şu anda asıl kaygınız mümkün olan en hızlı büyümeyi sağlamak değil, autoflowerınızın sağlıklı kalmasını ve yapraklarının düz, canlı yeşil renkte olmasını sağlamaktır.

Farklı autoflowerlarda farklı çalı yapısı olur. Kimi sadece ana gövde büyüyüp diğer dallar kısa kalır. Bu tarz strainler SOG yetiştirme için idealdir. Kimileri ise erken dönemde boğumlardan dallanarak çalı gibi olur. Böyle autoflowerlar çeşitli eğitim tekniklerinden, örneğin ScrOG’dan ciddi fayda görebilir.

5. Orta Vejetasyon | 3-4. Haftalar
3 ve 4. haftalar büyük olasılıkla bitkinizin vejetatif fazındaki son haftalardır ve bu dönemde hem kökler hem de toprak üstü kısmı en hızlı büyümelerini gerçekleştirir. Bu, gelecekteki hasadınız için -dallar ve boğumlar şeklinde- temel zemin hazırladığınız dönemdir. Bu yüzden, bahçenizde en iyi koşulları oluşturmaya ve aşırı sulama ve aşırı gübreleme gibi acemi hatalardan kaçınmak çok önemli.

Aynı zamanda, bitkinizin tentesinin (üst örtüsünün) nasıl olacağına karar verdiğiniz dönemdir. Açık alanda bitkilerin doğal büyümesine izin verebilirsiniz ama kapalı alanda çoğu yetiştirici bir tür eğitim tekniği uygular. Bunların en basiti ve en çok kullanılanı LST’dir ve aslında bir autoflower için yeterlidir.

LST yani düşük stresli eğitim; ana gövdeyi ve diğer yüksek yan dalları büküp bağlamayı içeriyor. Buradaki amaç, apikal dominantlığı kırarak enerjinin ana gövdeden yan dallara yönlenmesini sağlayıp daha çalımsı bir cannabis elde etmektir. Diğer bir avantajı da bitkiye tam anlamıyla istediğiniz şekli verebilmenizdir.

Eğitim işinde daha fazla ya da daha az agresif olabilirsiniz; ama gövdeye ya da dala ciddi zarar vermedikçe, bu bitkilere sadece orta düzeyde stres yaratır. Modern autoflowerlar bunun altından rahatlıkla kalkabiliyor. Pek çok yetiştirici ise modern autoflowerların dayanıklılığına güvenerek HST yani yüksek stresli teknikleri, örneğin topping veya FIMing uygulamaktan da kaçınmaz.

Bitki güçlü ve sağlıklıysa, yüksek stresli teknikler çalınızdan adeta bir canavar yaratabilir. Yine de yeni başlayanlara daha basit ve daha az stresli büyütme yöntemlerini öneriyoruz. Hatta uygun alan varsa, hiçbir eğitim yapmadan doğal yetiştirme yöntemi de çoğu autoflowerda baş edilebilir boyutta kalacağından iş görecektir.

Bu aşamada ikinci önemli konu, aktif büyümeyi destekleyecek kadar yeterli besini sağlamaktır. Cannabis besleme işi neredeyse tam bir bilim dalı haline geldi, birçok firma yenilikçi ürünlerini piyasaya sürüyor. Ancak özellikle kariyerinizin başında, daha az ürünle başlamak daha iyidir: azı karar, çoğu zarar! İlk denemelerde birkaç temel ürün yeterli olacaktır. Aşağıda çok da karmaşık olmayan bir örnek besleme programı bulabilirsiniz.
Bununla birlikte, yetiştiricilerin çoğu bitkilerini eğitiyor ve bunu oldukça erken başlatıyor—özellikle yeni başlayanlar için bitki büyüklüğünün ileride nasıl sorun yaratacağını öngörmek zordur.

Şunu unutmayın ki bitkiler beslenme programını veya başka bir koşulu sevmezse, yaprak renk ve şeklini değiştirerek mutsuz olduklarını gösterir. Hedefiniz, yaprakların canlı yeşil, düz ve canlı görünmesi olmalı—bu bitkilerinizin sağlıklı olduğu anlamına gelir. Bu durumda bitki düzenli bir şekilde büyür ve yeni gelişmeler her sabah gözlemlenebilir.

6. Geçiş Dönemi (Ön-Çiçeklenme) | 5. Hafta
Cannabis bitkilerinde ön-çiçeklenme aşaması, bitkinin cinsiyetini belirleyebileceğiniz kritik bir zamandır. Cannabis’in autoflowering çeşitlerinde, çiçeklenme ışık döngüsünden bağımsız olarak genetik ve yaşa göre otomatik olarak başlar. Çiçeklenme başladığında ortamı değiştirmek şart olmasa da, bazı yetiştiriciler ilerideki verimi optimize etmek için sıcaklık, nem ve ışık yoğunluğu gibi parametreleri ayarlamak isteyebilir. Çiçeklenme aşamasında bunları dikkate almak gerekir.

Yeni başlayanlar için ters gelebilir ama ilk dişi belirtileri bitkinin üstünde değil, alt boğumlardaki küçük çift beyaz tüylerdir. Kendi gözünüzle görebilmek için dikkatli bakmalısınız çünkü oldukça küçüktürler.

Bitkinizin çiçeklenme aşamasına geçtiğini gösteren işaretleri kaçırmak zordur. Önceden diğer yapraklardan ayırt edilemeyen yeşil uçlar sarımsı bir tona döner ve yeni çıkan yapraklar daha ince ve hassas olur.

Aynı anda üst yaprakların arasında küçük beyaz tüyler çıkar ve zamanla bu uçlar pufidik bir görünüm alarak çiçek tomurcuklarını andırır.

Bazı yetiştiriciler çiçeklenme başladıktan sonra bile LST yapmaya devam eder. Ancak bu, bitkinin tentesinin fazla yoğun olup hava ve ışık girişini engellemesine de yol açabilir. Bu yüzden, bazı fan yapraklarını hatta belki de çok fazla sayıda yaprağı almak durumunda kalabilirsiniz.
Yaprak almanın nedenini her zaman tam olarak biliyor olmalısınız. Sırf yapabiliyorsunuz diye veya başkası yapıyor diye gereksiz defoliation yapmayın. Bunun için iki iyi sebep vardır: Fan yaprakları çiçek tomurcuğu bölgelerini gölgede bırakıyorsa veya tentesinin içine hava girmesini engelliyorsa.

LST’nin kendine göre zorlukları olsa da, özellikle küçük bir alanda yetiştiriyorsanız, bitkinizi hiç eğitmemek de birtakım riskler taşır. Merkez cola yan dallardan çok daha fazla uzayabilir ve ışığa fazlaca yaklaşabilir ya da ışığı yukarı kaldırmak zorunda kalınca alt dallar ışık menzili dışında kalabilir. Böyle durumlarda, super cropping gibi daha ileri düzey müdahaleler gerekebilir ama bu çiçeklenme döneminde önerilmez. İdeal olan, bütün ana dalların aynı yükseklikte ve ışığa aynı mesafede olmasıdır.

Bu aşamada çiçek gelişimi henüz tam başlamamıştır. Yani bitkinizin fosfor ve potasyum (N-P-K’nin PK kısmı) ihtiyacı henüz yüksek değildir. Kimi yetiştirici çiçeklenme besinlerini bir hafta geciktirebilir. Ancak çoğu yetiştirici, bitki geçişe başlar başlamaz besin programını çiçeklenmeye uygun şekilde değiştirir.
7. Erken Çiçeklenme | 6-7. Haftalar
Cannabis bitkilerinde erken çiçeklenme safhasında "stretch" denilen süratli büyüme yaşanır; bitkiler boy atarken çiçek oluşumu da başlar. Bu dönem, strain’e ve ortam koşullarına bağlı olarak üç haftaya kadar sürebilir. Bu aşamada optimum çiçek gelişimi için ışık mesafesi çok önemlidir; ışık yanığını önlemek ve tomurcuk oluşumunu desteklemek için doğru ayarlanmalıdır. Bitkiler bu dönemde daha fazla su ve besine ihtiyaç duysa da fazla vermek besin yanığı ve başka sorunlara yol açabilir. Fazla besleme belirtilerini izlemeniz tavsiye edilir.

Yeni yetiştiriciler; çiçeklenme döneminde bitkinin gövde ve dallarının uzamasıyla, çiçeklerin büyüdüğünü zannedebilir. Ama bu fazda bitki boyca bir anda iki ila üç kat artabilir.

Başlangıçta çiçekler, uzun dallara göre küçük görünebilir ama hızlıca uzayan ve birleşen "cola" adlı uzun tomurcuklara dönüşürler.

Doğru eğitim teknikleri ile bu büyümeyi yana yönlendirebilirsiniz. Tek dikkat etmeniz gereken, tüm fazladan hacmin sığacağı kadar yeterli alanınızın bulunmasıdır.

Takvimde bu noktada; tomurcukların boyutuna aldanmayın—bu gerçek çiçeklenmedir ve bitkileriniz bu dönemde (ve ilerleyen haftalarda daha da fazla) çiçek besinlerine ihtiyaç duymaya başlar. Bu nedenle azot ağırlıklı ürünleri bir kenara bırakıp, fosfor ve potasyum gibi makro besinlerden zengin ürünlere geçin.
Aşağıdaki tabloda çiçeklenme dönemi için örnek bir besleme programı bulabilirsiniz. Başlangıç seviyesindekiler için fazla karmaşık olabilir, temel formüllerle başlamak ve ek takviyeleri deneyim kazandıkça eklemek en iyisi olabilir.

Bitkinizin dallarını yayamıyorsanız, tentesinin ışık ve hava geçişine izin verdiğinden emin olun. Bazen yaprakları sıkıştırmak yeterli olur, bazen en etkili çözüm defoliation’dır.

8. Orta Çiçeklenme (Doldurma Fazı) | 8-9. Haftalar
Cannabis bitkileri tomurcuk oluşturmaya başladığında artık daha fazla uzamaz, bu yüzden fazladan yer kaplamalarından endişe etmeye gerek yoktur. Bu aşamada asıl odak noktanız, doğru miktarda besin sağlamaktır. Büyük ve yoğun tomurcuklar arasında küf ve tomurcuk çürümesi oluşumunu önlemek için iyi hava akışı şarttır. Bu nedenle, nemi düşürüp yeterli havalandırma sağlamalısınız. Ayrıca sıcaklığı biraz düşürmek, tomurcukların terpen ve THC'sini korumasına yardımcı olur.

Çiçekler büyüdükçe bitkiler çok daha aç olur, özellikle fosfor (P) ve potasyum (K) verebilirsiniz. Ama aşırıya kaçmazsanız iyi olur; aksi halde yaprak uçlarında yanık olur. Bu dönemde tomurcuklardaki beyaz tüyler genelde hala beyazdır ama bazıları kahverengiye dönüp kuruyabilir. Bu da hasadın yaklaştığını gösterir. Aşağıdaki fotoğraftaki Mimosa Cake Auto dolgunlaşmış ama hala yolu var.

Güçlü lambalarınız varsa, autoflower’ınızın dilediği gibi gelişmesine izin verebilirsiniz. Işık dibe kadar ulaşır, ana cola büyük olur ama alt çiçekler de yeterince büyük ve sıkı olur.

Küçük mekanlarda eğitim neredeyse şarttır; böylece tüm colalar kaliteyli olur. Fakat ışık geçişi ve hava akışını sağlamak için defoliation düşünebilirsiniz. Fan yaprakların içinde besin bulunur ve eksikliğinde (örneğin nitrojen) çiçeklere verir. Büyük fan yapraklarını alırsanız, bitki genç büyümeleri tüketmeye başlayabilir ve küçük yapraklar erkenden solar.

Mimosa Cake Auto oldukça uzun boylanabilse de, nihai boyu daha çok bitkinin nasıl eğitildiğine bağlıdır ve tamamen yönetilebilir. Aşağıdaki grafikte, incelediğimiz dört yetiştirmede bitki boylarının gelişimi yer almakta:

Geniş çaplı bir yetiştiricilik planlarken, tek bir bitkinin bile koktuğunu ama çok sayıda bitkinin gerçekten çok ağır bir koku yayacağını unutmayın; karbon filtre kullanın.

9. Olgunlaşma ve Hasat | 10-11. Haftalar
Otomatik çiçekli bir bitkinin son haftalarında, nemin düşük, sıcaklığın ise gündüz ve gece serin tutulması önemlidir. Yüksek nem olgun tomurcuklara zarar verebilir, bu yüzden düşük tutmak gerekir. Düşük sıcaklık, tomurcuklardaki terpen ve THC'nin korunmasına da yardımcı olur.

Hasada yaklaşmadan son birkaç haftada, tomurcuklar artık daha fazla büyümez ve hasada hazır olduklarını düşünebilirsiniz. Ama bu süreçte hâlâ önemli değişiklikler yaşanır. Tomurcukların dokusu daha yoğunlaşıp ağırlaşır, trikomlardaki THC seviyesi ise artmaya devam eder. Yani tomurcuğun sadece boyuna değil, diğer göstergelere göre de ne zaman hasat edileceğine karar vermek gerekir.

Yetiştiricinin verdiği bilgiler hasat zamanını öngörmekte bir fikir sunsa da, ortam ve fenotip farkları nedeniyle en kesin yöntem değildir. Daha iyi bir yaklaşım, tomurcuklardaki dişi tüylerin ya da pistillerin rengine bakmaktır. Hala beyazsa tomurcuklar hazır değildir; kahverengi ya da turuncuya döndüklerinde hasat aralığı yaklaşıyor demektir. Bir başka işaret de bitkinin renk değiştirip "sonbahar" görünümü kazanmasıdır.

Bitkinizin hasada hazır olup olmadığını anlamak için en güvenilir yol, 60x el mikroskobuyla trikomlara bakmaktır. Şeffaf trikomlar, THC'nin düşük olduğunu gösterir; bulutlu trikomlar THC'nin en yüksek seviyede olduğunu ve rengi amberleşmeye başladıkça THC'nin azalmaya başladığını gösterir.

Trikomların olgunlaşmasını beklerken, bitkinize artık besin vermeyi bırakıp bir süreliğine sadece saf su uygulamanız gerekir. Bu sürece flushing denir ve toprakta iki hafta kadar sürebilir, hidroponik ve coco yetiştiriciliğinde ise daha kısa sürer. Bunun amacı, biriken tuzları bitkiden atıp, boğazda yakıcı olmayan, temiz ve aromatik bir içim elde etmektir. Flushing sırasında bitki depoladığı besinleri tüketir ve yapraklar klorofillerini kaybederek solar.

10. Kurutma ve Fermente Etme
Otomatiğinizi hasat ettikten sonra, kurutma ve fermente etme sürecini doğru yapmak da çok önemlidir. Her iki adım için de aceleci olmayın ve düzgün uygulayın. Kurutma; serin ve iyi havalandırılmış bir odada yapılmalı ve 7-10 gün sürebilir. Tomurcuklar çoğu nemini kaybettikten sonra, dallardan ayırıp cam kavanozlara alın ve 2-3 hafta hatta daha uzun süre fermente edin. Kavanozları günde bir-iki kez havalandırmayı unutmayın; aksi halde tomurcuklar muhtemelen küflenir.
11. Sonuç
Tüm bu Mimosa Cake Auto yetiştirme günlüklerinde gördüklerimiz, bu otomatik strainenin çok verimli olduğunu, her dalda büyük, yoğun ve ağır tomurcuklar yetiştirdiğini ve her türlü ortam ile yöntemle yüksek verim alabileceğinizi kanıtlıyor.

İlk yetiştirici Mimosa Cake Auto’sunu kısa ve tentesi düz tuttu, böylece tomurcuklar homojen boyda, kompakt ve reçineli göründü. Toplamda 51 g (1.8 oz) kuru ürün elde etti.

İkinci yetiştirici Mimosa Cake Auto’sunu ilki kadar fazla uzattı, ama güçlü grow lambasıyla bu mesafeyi tolere etti. İnternodlar uzun olsa da alt tomurcuklar bile sıkı ve ağırdı, toplamda 115 g (4.06 oz) kuru ürün elde etti.

Üçüncü yetiştirici Mimosa Cake Auto’su, bol tomurcuklu büyük ve çalımsıydı ve toplamda 97.16 g (3.43 oz) kuru ürün elde etti—bu kadar kısa sürede çiçeklenen bir bitki için etkileyici.

Dördüncü yetiştirici ise üç Mimosa Cake Auto bitkisini serbest bir şekilde büyüttü; çok uzun olan bir dalını mecburen supercrop etmek zorunda kaldı, ama toplamda 464 g (16.37 oz), yani bitki başına 155 g (5.47 oz) rekor verim aldı.

Toplamda 13 yetiştiricinin duman raporlarını analiz ettik ve hepsinde Mimosa Cake Auto tomurcuklarından tatlı, meyvemsi aromalar, kek ya da limon alt notaları yayılıyor. Tadı çoğunlukla topraksı, kek ya da narenciye ile öne çıkıyor. Etkisi genellikle canlandırıcı ve coşkulu, soft ve rahatlatıcı bir sonu var. Gündüz kullanımı için öneriliyor; hem üretken kalmaya hem de keyifli bir yüksekliğe olanak tanıyor. Genel olarak, Mimosa Cake Auto güçlü, lezzetli ve dengeli bir keyif sunuyor.

11. Sonuç Olarak
Hafta hafta rehberimizden gördüğümüz üzere, Mimosa Cake Auto kolay yetiştirilebilir strain arayanlar için çok mantıklı bir seçimdir. Yetiştiricilerin hiçbiri yüksek stresli teknikler kullanmadı; ikisi yoğun LST yaptı, bu da mevcut alan ve ışığı daha iyi kullanıp hasatta harika sonuçlar almalarını sağladı. Diğer iki kişi ise çok az eğitim uyguladı ve bu yol da ortalama üstü sonuçlar sağladı.
Mimosa Cake Auto’nun ağır yaprak budamasına karşı dayanıklı olduğu ve bir örnekte süper cropping işlemine de iyi tepki verdiği görüldü.
Ayrıca dikkatimizi çeken diğer başlık; dört yetiştiriciden üçünün ortam olarak toprak seçip isteyenin coco tercih etmesine rağmen, toprak kullananların daha yüksek verim elde etmesiydi. Bu, coco'nun etkisiz olduğunu göstermez, ama temel bir toprak yetiştiriciliğiyle bile iyi sonuçların garanti olduğunu gösterir.
İster yetiştiricilik tarzınız ister deneyim seviyeniz ne olursa olsun, Mimosa Cake Auto sizi memnun edecektir. Mutlu yetiştirmeler!
Comments