Otomatik Çiçeklenen Kenevir Verimi | Ne Kadar Hasat Alabilirim?
- 1. "verim" ne anlama gelir?
- 2. Dikkate alınacak faktörler
- 2. a. İç mekân vs dış mekân yetiştiriciliği
- 2. b. İç mekânda kullanılabilen farklı aydınlatma seçenekleri
- 2. c. Saksı boyutu
- 2. d. Kullanılan besinler
- 2. e. Bitki sayısı
- 2. f. Bitki eğitimi
- 2. g. Kültivar
- 3. En yüksek verimli otomatiklerimiz
- 3. a. Gorilla cookies auto
- 3. b. Guava rf3 auto
- 3. c. Strawberry gorilla rf3 auto
- 4. Daha fazla verim İçin en İyi İpuçları
- 5. Sonuç olarak
Kişinin evde kendi otunu yetiştirmek istemesinin birkaç nedeni olabilir; dispanser otlarının pahalı olması, belirli bir genetik veya nihai ürünün olabildiğince temiz olmasını sağlamak için.
Otomatikler, verim ya da kaliteyi feda etmeden tek bir çadırda sürekli hasat yapma imkânı sundukları için, yeni başlayan yetiştiriciler dâhil herkes için mükemmel bir tercihtir.
Otomatik çiçeklenen kenevir bitkileri, fotoperiyotlara kıyasla aynı hatta daha da kaliteli hasatlar elde edebilir ve sıklıkla 50-250 g arasında verim sunar. Ancak verime etki eden pek çok değişken vardır. Genetikten yetiştirme kabının boyutuna, kullanılan besinlere, ürünün kontrollü ortamda yapay ışık altında mı yoksa dışarıda mı yetiştirildiğine kadar birçok etken söz konusudur. 2026 için sunduğumuz en iyi ipuçlarıyla otomatiklerinizden maksimum verimi alın!
Otomatik çiçeklenen çeşitler, etraflarında bazı önyargılar barındırıyor. Eskiden, bu türler, yeterli güç ve üretkenlik taşımadıkları gerekçesiyle bazı yetiştiriciler tarafından pek değer görmezdi. Fakat hibrit çalışmalardaki büyük ilerlemeler sayesinde modern otomatikler artık çok daha güçlü ve üstün hasatlar sunuyor.
Peki, bu çeşitlerden yetiştirme döngüsü sonunda gerçekçi olarak ne kadar verim bekleyebilirsiniz? Cevabını aşağıda öğrenin.
1. "Verim" Ne Anlama Gelir?
Verim, üretilen tahmini tomurcuk miktarını ifade eder ve kuru veya yaş ağırlık olarak ölçülebilir. Ancak “resmî” verim her zaman kuru verimdir.
Tohum bankalarının verimi genellikle metrekare bazında göstermesine dikkat edin, bitki başına kuru ağırlık yerine. “450-550gr/m2” gibi bir rakam yanıltıcı olabileceği gibi, sonuca etki eden pek çok değişken de bu değerde rol oynar.

Bu değişkenler, içsel ve dışsal faktörleri içerir. İçsel değişkenler, her bitkinin sahip olduğu türüne ait eşsiz genetiği kapsar. Aynı genetikten gelen tohumlar dahi boyut ve verim de dâhil ufak farklılıklar gösterebilir. Tabii ki, en önemli rolü dışsal faktörler oynar. Bu değişkenler; sıcaklık, nem, aydınlatma, besinler ve suyu içerir.
Bu girdilerin optimum seviyede olması, bitkilerin gerçek genetik potansiyeline ulaşmasını sağlar. Buna karşın, yetiştiriciler bu koşulları sağlayamazsa, bitkiler potansiyelinin en altına yakın verim verir.
Peki bir bitkiden ne kadar ot çıkar? Eğer otomatiklerden maksimum verim almak istiyorsanız, okumaya devam edin ve ipuçlarımızla veriminizi artırın!
2. Dikkate Alınacak Faktörler
İç Mekân vs Dış Mekân Yetiştiriciliği
Otomatikleri dışarıda yetiştiriyorsanız, iklim veriminizde çok önemli rol oynar. Dış mekân yetiştiricilerinin, iyi verim almak için mevsim döngülerine bağımlı olmaları gerekir. Çünkü otomatik çiçeklenen kenevir bitkileri, doğru sıcaklık, nem ve ışığa ihtiyaç duyar ve bu, hasatta elde edeceğiniz tomurcukların kalitesini ve miktarını doğrudan etkiler.
Sıcak ve güneşli iklimlerdekiler, yıl boyunca otomatik yetiştirebilir ve harika sonuçlar alabilir. Ama kısa yazlara ve soğuk kışlara sahip olanlar, tropikal iklimde yılda birkaç kez muhteşem sonuçlarla yetiştirenlere göre daha az hasat yapabilir. Fakat otomatikler çok hızlı büyür, bu nedenle kuzey enlemlerinde de gayet iyi sonuçlar alınabilir. Alaska’dan ABD’nin kuzey eyaletlerine, Birleşik Krallık ve Kuzey Avrupa’ya kadar birçok bölgede yetiştiriciler güzel sonuçlar alıyor. Doğru zamanlamayla, son donlar geçtikten sonra otomatiğinizi dışarıya aktarabilir ve birkaç ay içinde boyutunun arttığını görebilirsiniz.
Aynı zamanda sıcaklık da önemli bir etkendir. Sıcak güney iklimlerinde olanlar büyük bir avantaja sahiptir. Sıcaklık, bitkilerin daha hızlı büyümesini sağlar; bu nedenle, bu bölgelerdeki bitkiler, çiçeklenmeden önce çok daha büyük boyuta erişir ve büyüme mevsiminin daha başında daha fazla verim alınır. İçeride yetiştirirken ise, dış ortam koşullarıyla çok fazla ilgilenmenize gerek yoktur çünkü tüm çevresel koşulları kontrol etme sorumluluğu sizdedir. Bu, deneyimli yetiştiriciler için avantaj olabilir ama evde yetiştirmeye yeni başlıyorsanız, doğru ekipmana erişiminiz yoksa veya bütçeniz yetmiyorsa biraz zor olabilir.
| Aşama | Gündüz sıcaklığı | Gece sıcaklığı | Bağıl nem |
|---|---|---|---|
|
Vejetatif ilk yarı (hafta 1-2) |
22-28°C | 18-22°C | %70 |
|
Vejetatif ikinci yarı (hafta 3-4) |
22-28°C | 18-22°C | %65 |
|
Çiçeklenme öncesi (hafta 5) |
20-26°C | 20-26°C | %60 |
|
Çiçeklenme başı (hafta 6-8) |
20-26°C | 20-26°C | %50-55 |
|
Çiçeklenme sonu (hafta 9-10) |
18-24°C | 17-20°C | %40-50 |
Bildiğiniz üzere, otomatikler büyümenin her aşamasında belirli koşullara ihtiyaç duyar, ancak genel bir kural olarak sıcaklığı 18-24°C arasında, nemi ise vejatatif dönemde %70 civarında tutmalı, bu oranı çiçeklenme öncesi %60'a kademeli olarak düşürmelisiniz. Tomurcuklar oluşmaya başladığında nem %50’ye, çiçeklenmenin sonuna doğru ise %40-45'e çekilmelidir.
Çoğu yetiştirici için, iç mekân yetiştiriciliği genellikle daha yüksek verimler sunar. Tabii, kenevir için mükemmel iklim koşullarına sahip bir bölgede yaşıyorsanız dış mekânda da yüksek verim alabilirsiniz, ancak genel olarak dışarıda yetiştirmek biraz şans işidir. İç mekânda ise, yetiştirici çok geniş bir yelpazede yüksek kontrol sağlayabildiği için dış ortamın şans faktörünü ortadan kaldırır. Buradan, otomatiklerden dışarıda yüksek verim alınamayacağı anlamı çıkmasın; sadece iç ortamda bu iş daha kolaydır.
İç Mekânda Kullanılabilen Farklı Aydınlatma Seçenekleri
Sıcaklık ve nem kontrolü çok önemli olsa da, verimin boyutunu ve ürünün etkinliğini en fazla etkileyen ana unsur, iç mekânda hangi ışık türünü kullandığınızdır. Birkaç seçenek bulunuyor, ancak verimi maksimize etmek istiyorsanız gerçekten sadece iki seçenek var: HID ve LED.
HID Işıklar
On yıllardır HID (yüksek yoğunluklu deşarj) ışıklar, iç mekân yetiştiriciliğinde altın standarttı. Yüksek güçleri sayesinde, neredeyse tüm diğer seçeneklerden daha iyi ışık yayılımı ve penetrasyonu sunarlar. İki farklı cam tipinin her biri, farklı büyüme aşamalarında bitkiye uygun ışık sağlar. MH (Metal Halide) lambaları, vejatatif büyüme döneminde bitkilerin ihtiyacı olan maviye dönük ışık sunar. HPS (Yüksek Basınçlı Sodyum) ise, çiçeklenme dönemine geçen bitkiler için ideal olan kırmızıya dönük spektrum sunar.
Ancak bu lambaların bazı dezavantajları da vardır. Aşırı elektrik tüketirler, yani ekonomik açıdan avantajlı değildir. Ayrı bir balast gerektirirler ve bu, lamba kadar ya da daha pahalı olabilir. Lambaların tanesi yaklaşık 100$’dır ve kullanıma göre yılda bir değiştirilmesi gerekir. Fazla ısı üretirler ve kontrol edilmezse verime zarar verebilir. Bu dezavantajları engelleyebilirseniz, HID ile yüksek verim almanız neredeyse garanti.
LED Işıklar
LED aydınlatmalar, iç mekân için uzun zamandır mevcut olsa da, son 2 yılda, en iyi seçenek olarak HID’ın yerini devraldı. Pek çok avantaj sunarlar.
Öncelikle, ürettikleri ışık spektrumu, gelişim döngüsünün her aşamasında bitkinin ihtiyacı olan aralıklara hassas şekilde ayarlanabilir. HID’lar, LED’lerin sağlayabildiği (örneğin, yeşil) aralığın bazı kısımlarını sunamaz.

LED paneller, HID’lere kıyasla çok daha az enerji harcar ve çok daha serin çalışır. Bu, bitkinizin yanmasının önüne geçer ve çevre kontrolünü kolaylaştırır. Ayrıca, LED'lerle ışığı artık bambaşka şekillerde uygulayabilirsiniz: panelleri ister üstte, ister altta veya doğrudan bitkinin içine yerleştirebilirsiniz. Böylece, inanılmaz derecede yüksek ışık penetrasyonu sağlanır.
Eskiden LED’ler oldukça pahalıydı, fakat son piyasa değişimleri bunu ciddi şekilde ucuzlattı ve artık yeni bir HID kurulumuyla neredeyse aynı fiyata alınabiliyor. Fakat çok ucuz seçeneklerden kesinlikle uzak durmanızı öneririz. İstenen sonuçları vermezler.
Bu, dış mekânda otomatik canavarlar yetiştiremeyeceğiniz anlamına gelmiyor; sadece iç ortamda işin daha kolay olduğunu belirtmek istedik. Dışarıda çevreyi daha iyi kontrol etmenin bir yolu da sera kullanmaktır. Burada kastettiğimiz dev, pahalı cam seralar değil; sera, birkaç PVC boru, plastik örtü ve biraz el emeğiyle yapılabilecek kadar basit bir yapı olabilir. Alternatif olarak, yerel bahçe marketinizden hazır sera da alabilirsiniz.
Saksı Boyutu
Herkesin bir metrekarelik yetiştirme alanı olmayabilir; bazen balkon, teras veya bahçede gizli ve küçük sayıda otomatik yetiştirmek gerekebilir.
Kenevirinizi nerede yetiştirdiğinize bağlı olarak daha büyük ya da daha küçük saksı seçeceksiniz ve bu, otomatik bitkinizin boyutunu ve dolayısıyla verimini etkileyecektir.
Örneğin, büyük bir otomatiği 10-12 litrelik saksıda yetiştirirseniz, koşullar uygun olduğu sürece otomatik başına 50-150 g arasında hasat alabilirsiniz. Daha küçük otomatikler ve küçük saksı kullanırsanız veriminiz azalır.
- Otomatiği 12 litreden büyük saksıda yetiştirmeye gerek yoktur.
- Sea of Green (SoG) için 5-7,5 litrelik saksılar gereklidir.
- Doğrudan toprağa ekmek de iyi bir seçenektir.
Genel olarak, özellikle 1-2 bitkiyle çalışıyorsanız, saksı boyutunun verime etkisi büyüktür. Otomatikler, 12L saksıda harika sonuçlar verir. Ancak daha büyük saksılarla bir adım daha ileri gidebilirsiniz. 20-30L’ye kadar olan kaplar, kök sisteminin daha çok gelişmesini, dolayısıyla üst kısımların da büyümesini sağlar. Burada, köklerin potu tamamen doldurup çürümemesi için güçlü ışık ve iyi besleme gerekir. Yeterli ışık ve düzenli besin sağlarsanız, verimi en üst düzeye taşımış olursunuz.
Daha fazla gizlilik isterseniz, küçük saksı da kullanabilirsiniz. 5L civarında küçük saksı, kolayca saklanabilen küçük bitkiler verir. Yine de LST ve güçlü ışık uygulanırsa, şaşırtıcı derecede iyi verimler elde edilebilir.
Kullanılan Besinler
Otomatiklerinize N-P-K (makro besin) ve iz element (mikro besin) desteği vermek, üretimi artırmanın bir yoludur. Organik besinler veya tam yaşam döngülü toprak harcaması avantajlıdır, yeter ki doğru sulama oranını sağlayın.
Bunun nedeni, organik besinlerin sentetik besinlerden farklı çalışmasıdır.

Organik beslemeyle, toprak kalitesi ve içindeki yararlı mikroorganizmaları korumanız gerekir. Bu yöntemle mantarlar, bitkinin ürettiği şekerle beslenirken, diğer besinleri parçalar ve rizosferde su tutar; böylece otomatikler besinleri ve suyu daha kolay alır.
Oysa sentetik besinler, kökleri doğrudan beslemek üzerine kuruludur. Toprağı sağlıklı tutmaya gerek yoktur; hatta sentetik besinler, mevcut mikroorganizmaları öldürebilir. Sentetik besleme daha kolay görünse de, fazla besleme nedeniyle bitki yanmasına yol açabilir.
Bitki Sayısı
Veriminizi etkileyecek bir başka unsur ise, yetiştirme alanınızdaki bitki sayısıdır. Birkaç büyük otomatik veya çok sayıda küçük otomatik yetiştirebilirsiniz(SOG). Her birinin avantaj ve dezavantajları vardır.
Örneğin, 1m2 alanda yetiştiriyorsanız, sadece 1-2 büyük otomatikten mi yoksa 6 küçükten mi en iyi verimi alabileceğinize karar vermeniz gerekir. Seçim size kalmış.
SOG, SCRoG uygulayabilir veya otomatiklerin doğal büyümesine izin verebilirsiniz.
Sea of Green
Pek çok otomatiği yan yana sık ekmeye karar verdiyseniz, seçtiğiniz genetik buna uygun olmalı. Kısa ve homojen büyüyen bir otomatik tercih edin. Böylece, 1 metrekarede 6-10 otomatik yetiştirebilir, 5-7,5 litrelik saksılara ekebilirsiniz.

SCRoG
SCRoG yetiştiriciliğinde dilediğiniz yöntemi seçebilirsiniz. Elbette 1m2 alana 20 otomatik sığmaz ama bu teknik, otomatiğinizi yoğun bir ağ oluşturacak şekilde şekillendirmek olduğundan, 2-5 otomatiği 7-10 litrelik saksıya ekebilirsiniz. SCRoG ağı doğru doldurulursa oldukça iyi verim ve kalın bir örtü elde edersiniz.
Büyük Bitkiler
Bazıları için 1-3 büyük otomatik daha pratik olabilir. Bunun için 10-15 litre arası saksılar öneririz; bu sayede otomatikler tam potansiyelinde büyüyüp bazı durumlarda 150 cm’ye kadar ulaşabilir.
Bitki Eğitimi
Otomatiklerde belli yetiştirme tekniklerinin uygulanması, daha büyük ve daha verimli hasatlar elde etmeye yardım eder, ışığı doğrudan daha çok tomurcuk bölgesine ulaştırır ve verimi artırır.

İki ana eğitim türü vardır: LST ve HST. İkisinin de amacı, otomatiğin yapısını modifiye ve şekillendirmektir; ister en iyi ışığı kullanmak için, ister alan kısıtlıysa bitki boyunu ayarlamak için.
Low-stress training (LST), dalları bükmek ya da bağlamak esasına dayanır. Adından da anlaşıldığı gibi, HST’ye göre bitkilere daha az stres uygular ve bu yüzden genellikle otomatikler için önerilir. Ancak deneyimliyseniz, HST de yapılabilir. LST, bitkiyi yavaşça her gün şekillendirdiğiniz için biraz sabır ve emek ister.

High-stress training (HST) ise, bitkinizi keserek; örneğin tepe alma, yaprak koparma veya fimleme ile yapılır. LST ile aynı sonucu alabilirsiniz; ancak bir dalı kestikten sonra iş bitmiş olur.
- LST, en üstteki dalları aşağı bağlayarak geniş bir tomurcuk alanı yaratır.
- Otomatikler çiçeklenmeye başladıktan sonra bitki eğitmekten kaçının.
- SCROG ile verimi artırıp daha verimli bir alan yaratabilirsiniz.
Çoğu otomatik için, HST tekniklerini bilmediğiniz sürece önermiyoruz. Her stres, bitkiyi 4-10 gün arasında duraksatır ve otomatiklerin zamanlayıcısı kısa olduğundan, toparlanacak süre olmadan verimi ve kaliteyi düşürürsünüz. Deneyimli değilseniz, LST tekniklerine bağlı kalmanızda fayda var.
Kültivar
Evde yetiştiriciyseniz ve her tohumdan maksimum fayda almak, ya da ticari yetiştiriciyseniz ve önceliğiniz yüksek üretimse, en iyi genetiği bulmak size büyük avantaj sağlar. En çok verim veren otomatiği yetiştirmek mantıklı görünebilir ama aslen bazı temel hususları bilmek gerekir. Hibrit otomatiklerde Indica ile Sativa özelliklerinin bir karışımı, verim konusunda kimisi daha avantajlıdır.

Bunu unutmayın, Sativa-dominant hibritler her zaman Indica-dominantlardan fazla verim vermez. Sativalar daha çok uzasa da, Indicalar daha yoğun tomurcuk verdiği için daha az gözükse de ağırlıkça daha fazla gelebilir.
Yani yüksek verim arıyorsanız genetik seçiminizi buna göre yapmalısınız, ancak aslen yetiştirme stilinize ve koşullarınıza en iyi uyan genetiği seçmelisiniz.
Her zaman akılda tutun:
- Bazı kültivarlar çiçeklenmeyi daha uzun sürede tamamlar ve daha fazla verim verir.
- Bazı çeşitler soğuk, bazıları ise sıcak iklim için uygundur.
3. En Yüksek Verimli Otomatiklerimiz
Gorilla Cookies Auto
Gorilla Cookies Auto, GG4 Auto F6 ile Cookies Auto F5'in çaprazlanmasından üretilen yüksek verimli, güçlü bir otomatik çeşittir.
150cm'ye kadar büyüyebilen bu otomatik, m² başına 600g'a kadar verim sağlar. Yapısı Indica'lara benzer ama hem Sativa hem Indica'nın en iyi yanlarını birleştiren bir hibrittir.
Çiçekleri, toprak ve kush tonlarının yakıt ve limonla harmanlandığı güçlü bir aroma sunar; tadı ise tatlı, gazlı, kurabiyeyi andırır.
Etkisi, keyifli bir öforik kafa ile başlar ve aşamalı olarak güçlü, derin bir vücut rahatlığına dönüşür.
Guava RF3 Auto
Guava Auto RF3, sekiz nesil boyunca rafine edilerek elit stabilite, daha iyi homojenite, sıkı yapı ve olağanüstü reçine üretimi için geliştirilmiş tropikal bir güç merkezinin yeni evrimidir.
70–120 cm arası boylanabilen Guava Auto RF3, minimum besin ve karmaşık eğitim gerektirmeden istikrarlı performans sergiler; zararlılara, küfe ve çevre stresine karşı dirençlidir. İçeride, m² başına 600 g'a kadar, dışarıda ise bitki başına 300 g'a kadar verim alınabilir.
Rafine terpen profili, hasattan çok önce belirginleşen tatlı guava, kremsi tropik meyve ve yüksek floral notaları zengin şekilde harmanlar. %30’a kadar THC oranıyla etkiler, başlangıçta parlak, motive edici, yaratıcı hisler oluşturur ve ardından fonksiyonel ve sosyal kalan yumuşak, rahatlatıcı bir vücut hissi bırakır.
Strawberry Gorilla RF3 Auto
Strawberry Gorilla Auto RF3, olağanüstü yüksek terpen, aşırı güç ve yoğun reçine üretimi için geliştirilmiş, ödüllü efsane bir genetik. 77–132 cm'ye ulaşır ve yaklaşık dokuz haftada iç mekânda XXL verimlerle, m² başına 660g'a kadar üretim yapar.
Terpen profili, tatlı çilek şekeriyle keskin dizel gazı ve kremsi orman meyvesi tonlarını harmanlar. Yoğun, zengin ve oldukça lezzetli bir duman deneyimi sunar; bitiminde çilek ve yakıt tadı kalır.
%31’e kadar THC oranıyla Strawberry Gorilla Auto RF3, güçlü ve dengeli bir etki yaratır. Keyifli, öforik kafa bir yüksek ile başlayıp, yavaşça rahat, yatıştırıcı bir vücut gevşemesi sunar.
4. Daha Fazla Verim İçin En İyi İpuçları
1. Otomatiklerinizi eğitmek, çiçeklerin yeterli ışık ve hava akışı almasını sağlamanın en iyi yoludur. Tepedeki gölgelik açıldığında, tüm çiçek bölgeleri doğrudan güneş görecek ve özellikle alt kısımlardaki tomurcuk bölgelerine fayda sağlayacaktır. Bu, hem hasat miktarını hem kalitesini artırırken, otomatiklerin boyunu ve genişliğini de kontrol etmenizi sağlar.
2. Otomatiğiniz, 9-10 haftalık yaşam döngüsü boyunca ne kadar çok ışık alırsa, o kadar fazla tomurcuk üretir. Dışarıda yetiştiriyorsanız, ilkbaharın sonunda ve yazın başında dikmek en yüksek verimi sağlayacaktır. İç mekânda ise, bitki başı en az 75W ışık sağlamalı, çeşitli aydınlatma döngülerini (18/6, 20/4 veya 24/0) denemelisiniz. Her birinin kendine özgü avantajları-dezavantajları var; fakat genellikle ne kadar çok ışık sağlanırsa, verim o kadar artar. Fastbuds olarak, çoğu otomatik için 18/6 döngüsünü öneriyoruz.

3. Bitki eğitimi, yetiştirme alanınızı maksimuma çıkarmanın ve homojen, bakımı kolay bir ekin elde etmenin harika yoludur; kenevirde en yüksek verimi bu şekilde alırsınız.
4. Bambu çubuklarıyla destek eklemek, çiçeklerin ağırlığını taşımalarına yardım eder ve dalların kırılmadan gerçekten kalın tomurcuklar oluşmasını sağlar.
5. Otomatikler, sürekli hasadı kolaylaştırır. Otomatik bir genetikle, aynı çadırda ve aynı ışık döngüsünde her birkaç haftada bir sürekli hasat yapabilirsiniz.
5. Sonuç Olarak
Otomatikten en iyi verimi almak için düşünülmesi gereken çok fazla değişken var. Tohum bankalarının önerdiği oranlar zamanla ulaşılabilen ve rehber niteliğinde değerlerdir. Işık, genetik, besinler, bitki eğitimi, iklim ve yer seçimini önceden planlamak; özellikle dışarıya dikerken size büyük avantaj sağlar.
En iyi verimi istiyorsanız en iyi koşulları sağlamalısınız; Sıcaklık, nem, hava akışı ve besinler, otomatiklerin başlıca fotosentez ve terleme gibi süreçlerini doğrudan etkiler. Bunları ölçüp ayarlamak için doğru ekipmana sahip olmalısınız.
Tabii, çok da kafa yormadan otomatik yetiştirebilirsiniz. Ama her tohumu tam değerlendirmek ve hasadınızı bir üst seviyeye taşımak istiyorsanız, sıcaklık ve nemi ölçüp ayarlamak için en azından temel ekipmana sahip olmanızı şiddetle tavsiye ederiz. O rakamlara ulaşmanız ve sık sık hasat almanız dileğiyle. Diğer yetiştiricilerimiz için önerileriniz varsa, mutlaka aşağıya yorum bırakın!
SSS
Otomatik çiçeklenen kenevir bitkileri, bitki başı 30 g'dan 300 g'ın üzerine kadar verim verebilir. Sonuçlar; genetik, alan, ışık şiddeti, saksı boyutu, iklim ve bakım kalitesine göre değişir.
Modern otomatikler, özellikle içeride güçlü ışıkla yetiştirildiğinde, benzer verimler üretebilir. Ancak fotoperiyot bitkiler vejetatifte daha uzun kalabildiklerinden, maksimum boyut için daha fazla potansiyele sahiptir.
Çoğu otomatik, tohumdan itibaren 8–10 hafta içinde hasada hazır olur. Daha hızlı çeşitler daha erken, XXL tipler ise biraz daha geç bitebilir.
Genellikle, büyük bitkilerin daha çok çiçek verme potansiyeli vardır; ancak yapı ve tomurcuk yoğunluğu da önemlidir. Yoğun ve reçineli tomurcuklara sahip kompakt bir bitki bile etkileyici verim sunabilir.
Pek çok yetiştirici, otomatikler için 11–20 litre saksı kullanır. Büyük kaplar, daha fazla kök gelişimi sağlar ve bu da daha güçlü büyüme ve daha yüksek verim destekler.
Bitki eğitimi, daha homojen bir gölgelik ve daha fazla çiçek bölgesinin ışık almasını sağlar. Aşırı stresli tekniklerden kaçının; çünkü otomatiklerin toparlanma süresi sınırlıdır.
Otomatikler, genellikle içeride günde 18–20 saatlik uzun ışık periyoduyla en iyi sonucu verir. Işık spektrumu da önemlidir.
Kaliteli genetik seçin, stabil ortam, uygun kap, aşırı sulamadan kaçının ve istikrarlı ışık sağlayın. Stresi minimumda tutulan sağlıklı bitkiler maksimum potansiyeline ulaşır.
Daha fazla reçine, daha fazla verim demek değildir. Ama reçine dolgulu çiçekler, trikomlarında bol miktarda kannabinoid ve terpen taşıdığı için ekstraksiyonda daha iyi sonuç sunar. Yoğun trikomlu genetikler, özellikle hasç üreticilerince tercih edilir.
Hasat zamanı genellikle trikomların ve çiçek olgunluğunun incelenmesiyle belirlenir. Pek çok yetiştirici, trikomlar çoğunlukla bulutlu ve bir miktar amber olduğunda hasat yapar; ancak kişisel etki tercihinize göre karar verebilirsiniz.
Yorumlar