Otomatik Çiçeklenenler Yetiştirmesi Kolay mı?
- 1. Otomatik çiçeklenenler nasıl farklıdır?
- 2. Otomatik çiçeklenenler yetiştirmesi kolay mı?
- 3. Sonuç olarak
Otomatik Çiçeklenenler ilk olarak, Ruderalis isimli bir türün Rusya’da keşfedilmesiyle gündeme geldi. Bu, 1940’larda bir zamanlardı ve o zamandan beri birçok strain piyasaya sürüldü. İlk otomatik çiçeklenen strain, pek çok yetiştiriciyi heyecanlandıran “Lowryder” olmuştu.
Ancak o dönem bu strain, düşük THC seviyesi ve az miktarda verim ürettiğinden, otomatik çiçeklenenlerin herkesçe kabul gören fotoperiyot bitkiler kadar iyi olmadığı varsayıldı. Neyse ki, işler artık değişti. Otomatik çiçeklenenler artık yüksek THC seviyeleriyle öne çıkarken, verimleri de fotoperiyot bitkiler kadar iyi. Eğer otomatik çiçeklenen yetiştirmeye yeni başlıyorsanız, muhtemelen yetiştirmenin kolay olup olmadığını merak etmişsinizdir. Özellikle otomatikler etrafında dönen efsaneler düşünüldüğünde mantıklı bir soru, ancak bu makalenin sonunda bir kaç strain denemek için kendinize güveniniz artacak.
Otomatikler ilk etapta, hızlı büyüme süreleri sayesinde ün kazandılar. Bu özellik hem hızlı kâr elde etmek isteyen ticari yetiştiriciler hem de operasyonunu olabildiğince hızlıca tamamlamak isteyen gizli yetiştiriciler dahil olmak üzere pek çok farklı yetiştiriciye hitap ediyor. Modern ıslah atılımları sayesinde, küçük ve masum görünmelerine rağmen, otomatikler verim ve fitokimyasal profilleriyle fotoperiyot rakipleriyle yarışabiliyor. Bunun yanında, bu türleri diğer tüm çeşitlerden ayıran başka bir şey var—tüm döngüsüyle tohumdan hasada kadar yetiştirmesi inanılmaz derecede kolaydır.
Bunun birçok nedeni var; hızı, dayanıklılığı, olumsuz hava koşullarına toleransı… Uzun boylu Sativa fotoperiyot strain’leri sürekli izlemek ve müdahale etmek yerine, birçok yetiştirici, görece daha az uğraş gerektirdiği için otomatiklere yöneliyor; özellikle de yeni başlayanların hatalarını tolere etmeleri müthiş. Onları özel, egzotik bir bitki türü olarak görmektense, bahçenizde yetiştirdiğiniz sıradan bir sebze gibi davranırsınız. Yeterli su, ışık ve besin verin, gerisini onlar halleder. Haydi şimdi esas konuya geçelim ve otomatik çiçeklenenlerin gerçekten yetiştirmesinin neden bu kadar kolay olduğuna bakalım.
1. Otomatik çiçeklenenler nasıl farklıdır?
Otomatik çiçeklenenler fotoperiyot bitkilerden birçok yönden farklıdır. Fotoperiyot bitkiler çiçeklenme için ışığa bağımlı olsalar da, otomatik çiçeklenenler ışığa bağlı değildirler. Örneğin, bir fotoperiyot bitkisi dışarıda yetişirken, kışın geldiğine dair sinyallere dayanır. Kış mevsiminde karanlık süreleri artar ve bu mevsimsel değişime bağlı olarak fotoperiyot bitkiler çiçeklenmeye başlar. İç mekanda ise yetiştiriciler ışığı yapay olarak kontrol ederek ışık/karanlık döngüsünü manipüle ederler. Örneğin, iç mekanda fotoperiyot strain yetiştiriyorsanız, en az 8-10 hafta süren bir vejetatif dönemle başlar.

Bu dönemde, bitkilerin düzgün büyüyebilmesi için 18 saat ışık ve 6 saat karanlık ışık döngüsü gerekir. Bazı yetiştiriciler yalnızca 16 saat ışık, 8 saat karanlık verebilir ve yine de bitki iyi büyür fakat vejatatif aşamada ışık saatleri karanlık süresinden daha fazla olmalıdır. Bitki daha çok ışık aldığı sürece vejetatif dönemde kalır. Ayrıca, bitkilerin maksimum potansiyeline ulaşmaları için aralıksız ışık verilmesi çok kritiktir; aksi halde bitkiler 'şaşırabilir'. Bu nedenle, fotoperiyot strain yetiştiricileri elektrik kesintilerinden hep endişe duyarlar. Sonrasında, büyümeden memnun kaldıklarında, bitkiyi tekrar kandırarak çiçeklenme evresine geçtirirler.
Çiçeklenme evresinde, bitkilerin en az 12 saat ışık ve 12 saat aralıksız karanlığa ihtiyacı vardır. Bitki bu noktada tomurcuk alanları oluşturmaya başlar. Çiçeklenme süreci devam ettiği sürece bol miktarda karanlık almalıdır. Bitki olgunlaşırken ve bolca tomurcuk üretirken, yetiştirici bu tomurcukları hasat eder. Yani anlayacağınız; fotoperiyot bitkiler, yaşam döngülerini tamamlamak için mevsim değişimlerine bağımlıdır. Işık/karanlık döngüsü, sağlıklı büyüme ve verimli hasat için çok önemlidir.
Otomatik çiçeklenenler ise mevsimsel değişikliklere bağlı kalmaz. Onlar 'otomatik'tir; yani bitkinin vejetatif dönemi yalnızca 1-4 hafta sürer ve hiçbir insan müdahalesi olmadan çiçeklenmeye başlar. Işık/karanlık döngüsünü manipüle etmenize gerek yoktur çünkü bitki hangi mevsim olursa olsun çiçeklenecektir. Bu özelliğin kökeni genetik adaptasyonlara dayanır. Cannabis ruderalis popülasyonları, yetişme sezonu kısa olan kuzey bölgelerde gelişmiştir. Büyüme ve olgunlaşma için aylar gerektiren fotoperiyot strain’ler bu koşullarda iyi sonuç vermez.
Dolayısıyla, kenevir bu bölgelere yayıldıkça, uzun büyüme sezonu isteyen bitkilerin genomları kayboldu. Ancak, bu şartlarda gelişen genotipler hayatta kalıp üremeye devam etti. Sonuçta, genetik adaptasyonlar bu bitkilerin dış ışık sinyalleri yerine yaşlarına göre çiçeklenmesini sağladı. Bugünkü otomatik çiçeklenen kenevir çeşitlerine bu mutasyonlar sayesinde sahibiz.
Otomatik çiçeklenenleri farklı kılan başka harika bir özellik de süper hızlı büyümeleridir. Daha önce de bahsedildiği gibi, fotoperiyot bitkiler vejetatif fazı tamamlamak için en az 10 hafta ister. Kendi hızlarında, büyüyüp güzelleşirler. Bazı yetiştiriciler herhangi bir aksaklığa karşılık, bu dönemi 12 haftaya kadar uzatır. Ama otomatikler çok hızlıdır. Güçlü büyür ve yetiştiricinin besin vermekten başka bir şey yapmasına gerek kalmaz.
Bu özellikler otomatik çiçeklenen genetikleri çeşit çeşit yetiştiriciler için çekici hale getirir. Ticari üretim yapanlar hızlı getiri sağladığı için otomatikleri sever. Evde küçük çaplı veya gerilla yetiştiriciliği yapanlar ise hızı sayesinde tercih eder; çünkü hız, gizliliği de beraberinde getirir. Bir hasadı tohumdan hasada sadece haftalar içinde almak yetiştiricilerin en kısa sürede bir stok oluşturmasını sağlar. Günümüzde çıkan otomatik kenevir strain’leri küf dahil birçok hastalığa karşı dirençlidir. Destek gerektirmeden güçlü bitkilere dönüşürler.
Yani otomatik çiçeklenenleri farklı yapan başlıca noktalar:
- Çiçeklenmek için ışık/karanlık döngüsü değişimine ihtiyaç duymazlar
- Hızlı büyürler ve yaşam döngülerini fotoperiyot bitkilere göre çok daha erken tamamlarlar.
Artık otomatikler hakkında daha çok şey bildiğinize göre, baştaki soruya dönebiliriz.
2. Otomatik çiçeklenenler yetiştirmesi kolay mı?
Otomatik çiçeklenenler kesinlikle yetiştirmesi kolaydır. Şimdi nedenini açıklayacağım.
Daha hızlı hasat
Kimse aylarca tomurcukların hasadını beklemek istemez. Aslında evde kenevir yetiştirmenin ana sebebi, tomurcukları olabildiğince çabuk elde etmektir. Otomatik bir bitkinin yaşam döngüsü çok basittir. Tohumlar çimlendiğinde, fideler aşamasında uyum sağlamaları 1-2 hafta alır. Fakat üçüncü haftada gözle görülür derecede hızla büyüdüklerini fark edeceksiniz.
Sadece 1-4 hafta içinde çiçeklenme evresine girerler ve bu da onları fotoperiyot bitkilerden çok daha hızlı yapar. Çiçeklenme evresine girdikten sonra döngüyü tamamlamaları 6 hafta daha sürer. Bazı otomatikler, çiçeklenme veya bloom besinleri 4üncü haftada verilirse, 8-9 hafta gibi kısa sürede hasada hazır olabilir; fakat bitki büyüyüp bol verim vermesi için besinleri 6ıncı haftada vermek tavsiye edilir. Yani otomatik çiçeklenen yetiştirirken, 10 hafta gibi kısa bir sürede sulu ve harika tomurcuklar hasat edebilirsiniz.
Bakım istemez
Fotoperiyot bitkilerde ışık ve karanlık döngüsünü yönetmek oldukça yorucu olabilir. Özellikle gündelik hayatında yoğun olan yetiştiriciler için her gün bitkilerle tek tek uğraşmak zor. Elbette yetiştirme odanıza bir zamanlayıcı kurabilirsiniz ancak yoksa? Vejetatif dönemde en az 18 saat, çiçeklenmede ise 12 saat ışık sağlamak gerekir; amacınıza böyle ulaşabilirsiniz. Ama bu kurallara uymazsanız, bitkiler beklediğiniz gibi büyümez. Ayrıca fotoperiyot bitkilerde aralıksız ışık ve karanlık dönemlerin çok önemli olduğunu unutmamak lazım. Yani bitki büyümesini bozabilecek 'ışık sızıntılarına' asla izin veremezsiniz. Sürekli kesintiler, bitkilerin hermafrodit olmasına sebep olabilir—kenevir topluluğunda “hermiler” olarak bilinir.
Bir kez bitki hermi olursa, bütün enerjisini tomurcuk yerine tohum üretmeye harcar. Oysa hedef, çekirdeksiz (sensimilla) kenevir yetiştirmek olduğundan, ışık/karanlık döngüsünün kesintisiz olması şarttır.
Özetle: ışık sızıntısına izin vermeyen büyüme çadırlarına dikkat etmek gerekir. Sık elektrik kesintisinin olduğu bir yerde yaşıyorsanız bu bitkileri yönetmek çok güç olabilir. Otomatikler için ise, ışık/karanlık döngüsünde kesinti olması sorun oluşturmaz. Otomatik yetiştirenlerin çoğu kendi yetiştirme odalarını kurar ve birkaç ışık sızıntısı olması sorun değildir. Hatta birkaç elektrik kesintisi olsa bile otomatikler gelişmeye devam eder.
Para tasarrufu yapın
Elbette, her bitki gibi otomatik kenevir strain’leri de su ve besin açısından bakıma muhtaçtır. Ancak, büyüme döngüsünü çok çabuk tamamladıklarından, yetiştiricinin çok fazla besin kullanması gerekmez. Sentetik besin kullananlar için, tek bir şişe ile birden fazla yetiştirme yapılabilir. Organik yetiştirme yapanlar için ise kompost, malç ve başka katkılar toprağı uzun süre beslediği için ayrıca avantajlıdır. Özellikle, yalnızca birkaç hafta toprakta kalan bitkiler için bu daha da belirginleşir.
Otomatik çiçeklenenleri yetiştirmek özellikle kolay çünkü size büyük miktarda para tasarrufu sağlar. Günde yalnızca 14-16 saat açık tutulması gereken aydınlatma bile ciddi tasarruf yapmanızı sağlar. Ayrıca, otomatikler sadece 10 haftada hasat edilebilir; fotoperiyot bitkilerin döngüsünü tamamlaması minimum 5 ay sürerken. Böylelikle besinden de ciddi oranda tasarruf sağlarsınız.

Otomatik çiçeklenenler, fotoperiyot bitkilere kıyasla daha kompakt oldukları için daha az besine ihtiyaç duyarlar. Bitkilere günde en az 12-16 saat ışık verdiğiniz sürece, sağlıklı büyürler ve sonunda sizi ödüllendirirler. Birçok kişi otomatiklerin az verim verdiğini düşünür ama unutmayın; tek bir bitki metrekarede 300-400 gram tomurcuk verebilirken, fotoperiyotlarda bu rakam 500-600 gram civarında. Ancak, fotoperiyot bitki döngüsü tamamlanmadan önce iki parti otomatik yetiştirebileceğiniz için esasında aynı verimi alırsınız.
Küçüktürler ve gizli yetiştirmeler için idealdir
Her ülke henüz keneviri yasal hale getirmedi. Bu yüzden yetiştiriciler evde bitki yetiştirirken çok dikkatli olmalı. Elbette bu konu göreceli; kimileri küçük bitkileri sevmez ama bir fotoperiyot bitkisi için gereken alanda iki otomatik yetiştirmek mümkündür, bu da cazip kılar. Her otomatik bitki küçük değildir tabii. Gorilla Glue Auto gibi strain’ler devasa büyür ve tabii ki verimleri yüksek olur; o yüzden seçeceğiniz strain’e çok bağlıdır.
Bununla birlikte, yetiştiriciler daha büyük otomatikleri dizginleyebilir. Küçük saksılar kullanmak bitkilerin boyunu kısaltır. Ayrıca, düşük stres eğitimi (LST) ile dallar aşağıya doğru uzatılır ve daha eşit bir üst örtü oluşur; bu da tomurcukların dengeli olmasına, daha erken çiçeklenmeye ve verimin artmasına yardımcı olur.
Dışarıda daha fazla hasat alın
Yetiştiriciler, iç mekanda fotoperiyot bitkileri yönetmek için yapay ışık kullanır. Işık/karanlık döngüsü ayarlanır ve bitkinin olabildiğince büyümesi sağlanır. Ama dışarıda yetiştirirseniz ne olur? Fotoperiyotlar mevsim değişikliklerine muhtaç olduklarından yalnızca yılda iki kere yetiştirilebilir ve bu da daha az verim anlamına gelir.
Otomatik çiçeklenenlerde ise o sorun yok. İster iç, ister dış mekanda yetiştirin, 10 hafta gibi kısa bir sürede verim almaya devam edersiniz. Ayrıca dışarıda daha büyük de olurlar. Böylece yılda yalnızca iki hasat yerine birden çok hasat elde edebilirsiniz; bu da uzun süre yetecek demek.
Hızlı büyüme süreleri ve sağlam doğaları, onları daha kuzeyde yaşayan yetiştiriciler için ideal kılar. Bitkileri mevsimin başında içerde başlatırsanız, yaz yarılamadan bol hasatınız olur. Otomatikler, mevsimin ilk donlarından kaçmak için de iyi bir stratejidir, hatta tohumları ilkbaharın ileri dönemlerinde ekiyor olsanız bile.
Sürekli hasat
Fotoperiyot bitkilerde büyük bir sorun, daha fazla bitki yetiştirmek isterseniz, ayrı vejetatif ve çiçeklenme odalarına ihtiyaç duymanızdır. Mesela; yetiştirme odanızda 5 bitkiniz varsa, yeni bir tohum ekmeden önce hepsinin döngüsünü tamamlamalarını beklemelisiniz. Çünkü önceki bitkilerin 12 saat karanlığa ihtiyacı var, tohum direkt olarak çiçeklenme evresine giremez.

Otomatik çiçeklenen yetiştiriyorsanız, ayrı vejetatif ve çiçeklenme odalarına gerek yok; hepsi aynı ortamda yetişir. İster yeni çıkan bir fide, ister çiçeklenme dönemindeki bir bitki olsun; kesintisiz büyür. Görüldüğü gibi, otomatik yetiştirmek gerçekten çok kolay; neden birkaç tohum denemeyip hemen başlamayasınız ki?
3. Sonuç olarak
Bir sonraki yetiştirme döngünüze sağ ayakla başlamak ve otomatik çiçeklenen kenevirin tüm avantajlarından yararlanmak istiyorsanız, kaliteli tohumlarla başlamanız şart; bu yüzden, dünya çapında binlerce müşterinin güvendiği Fast Buds gibi saygın tohum bankalarından alışveriş yaptığınızdan emin olun. Aşağıdaki tabloda otomatik çiçeklenenlerin neden en iyi yol olduğu özetlenmiştir:
| Otomatik Çiçeklenenlerin Başlıca Avantajları | |
|---|---|
| Para, zaman ve efordan tasarruf edin | Küçük alanlar için ideal |
| Sürekli hasat alın | Tohumdan hasada %30 daha kısa sürede |
| Yılda 4 dış mekan döngüsü | Daha az su ve besine ihtiyaç duyar |
Otomatik çiçeklenenlerle yanlış yapamazsınız, evde yetiştirmenin tüm faydalarını 8 hafta gibi kısa bir sürede yaşayın... kazançlı çıkacaksınız! Sorularınız varsa veya diğer yetiştiricilerin otomatik yetiştirmelerine yardımcı olmak istiyorsanız, aşağıdaki yorum bölümüne yazabilirsiniz; haydi büyütmeye başlayın!
Comments