Genotip ve Fenotip Arasındaki Fark Nedir?
- 1. Indica, sativa, ruderalis ve hibritler
- 2. Genotip ve fenotip nedir?
- 3. Fenotip avcılığı
- 3. a. Klonlama
- 4. Fenotipik Özellikleri gösterme yöntemleri
- 4. a. Sıcaklıklar
- 4. b. Stres
- 5. Farklı fenotipleri tanımlama
- 6. Sonuç olarak
Fenotip ve genotip sadece kenevire özgü kavramlar değildir ancak son zamanlarda kenevir piyasasında oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu terimleri bir sözlükte bulabilirsiniz ancak kenevir bitkileri söz konusu olduğunda ne anlama geldiklerini tam olarak anlamak için biraz daha fazlasına ihtiyacınız var. Kenevir bitkilerinden bahsederken, genotip, olasılıkların tamamını taşıyan genetik koddur, fenotip ise bu genetik kodun belirli bir ortamda maruz kaldığında ortaya çıkan ifadesidir.
Eğer tamamen anlamadıysanız ve bunun kenevir tohumları üzerindeki etkisini de öğrenmek istiyorsanız, burada fenotip, genotip ve kenevir hakkında bilmeniz gereken her şey var.
1. Indica, Sativa, Ruderalis ve Hibritler
Kenevir dünyasında bu terimleri daha iyi anlamadan önce, kenevir çeşitlerinin başlangıcı hakkında biraz bilgi sahibi olmanız önemlidir; Bildiğiniz gibi, kenevirin kökeni 3000 yıla kadar dayanır ve tam olarak nereden çıktığı bilinmemektedir. O dönemlerde binlerce yıl boyunca doğal olarak evrimleşmiş yaban çeşitleri vardı ve çevresel koşullar tarafından şekillendirilmiş belirgin Indica, Sativa ve Ruderalis türleri bulunuyordu.
Bu iki tür farklı koşullarda büyüyüp evrimleştiği için, İndicalar genelde daha kısa yapılı, geniş yapraklı olur ve daha kısa sürede büyürken, Sativalar daha uzun, ince yapraklı olur ve büyümeleri daha uzun sürerdi. Ruderalis türleri ise yaklaşık 50cm’ye kadar büyür, CBD açısından zengin olurlar ve çiçeklenmeyi başlatmak için ışık döngüsüne ihtiyaç duymazlar. Indica ve Sativa'nın ilgi çekici yanı, birinin sizi daha enerjik ya da daha yorgun yapacağı anlamına gelmiyor oluşudur. Indica ve Sativa aslında sadece bitkinin hangi bölgede ortaya çıktığını belirtmek için kullanılan terimlerdir, etkisiyle ilgili ipucu vermezler. Son yıllarda piyasada bu terimlerin anlamları neredeyse tamamen sulandırılmıştır.

1980’lerin sonlarına geldiğimizde, yetiştiricilik ve iç mekanda yetiştirme daha popüler hale geldikçe hibritler (Indica ve Sativa genetiğinin karışımı) ortaya çıktı ve yetiştiriciler farklı sıcaklık, nem seviyeleri, ışık donanımları ve besinlerle yetiştirme yapınca, çok küçük etkenlerin bile -örneğin ışığın açısı gibi- aynı anne babadan gelen bitkilerin bile farklı özellikler göstermesine yol açabileceğini fark etti. Hibrit üretimi yaygınlaşınca yetiştiriciler ayrıca bitkilerini, kaliteden veya verimden ödün vermeden, genetik olarak kendi ortamlarına uygun hale getirebileceklerini de gördü.
2. Genotip ve Fenotip Nedir?
Tüm kenevir bitkileri, diğer tüm canlılar gibi bir genetik koda sahiptir. Bu genetik kod, genotip olarak bilinir ve bitkinin potansiyelini ifade eder; bu potansiyel, bir çeşidin büyüme sırasında gösterebileceği tüm özellikleri içerir. Fenotip ise, belirli bir yetiştirme ortamının (örneğin indoor ya da outdoor) kenevir bitkisinin yaşam döngüsü boyunca ortaya çıkardığı görünür özelliklere denir. Bu özellikler şunları kapsar:
| Aroma | Yaşam döngüsünün uzunluğu |
|---|---|
| Lezzet | Zararlılara ve mantarlara karşı direnç |
| Etkiler | Yapı |
| Verim | Mutasyon, şekil bozuklukları ve hermafroditlik |
| Renkler | Zorlu hava şartlarına direnç |
Bunu en kolay anlamamız için herkesin bildiği bir örnekten yola çıkalım: insanlar. Genotip, doğumdan itibaren anneden ve babadan alınan genetiğinizdir ve siz ne yaparsanız yapın, genetik olarak yapınızı değiştiremezsiniz. Baskın ve çekinik gen karışımınız, ebeveynlerinizden hangi özellikleri göstereceğinizi belirler. Bunlar vücudunuzda belirli hücrelere, çekirdekteki DNA’dan mesajcı RNA aracılığıyla kodlanır ve bu kod ribozomlara aktarılır. Ribozomlar bu kodla uzun protein zincirleri oluşturmak için amino asitleri birleştirir.
Fenotip ise, zaman içinde çevre, stres faktörleri ve yaşam tarzı tercihlerinizle edindiğiniz özelliklerdir. Diyelim ki tıpatıp ikiz kardeşiniz var ama çok farklı iki evde büyüdünüz. Bir kardeş her gün fast food yer, hiç hareket etmez, diğeri ise çok sağlıklı beslenir ve haftada 3 gün spor yapar. Birkaç yıl içinde, sadece çevresel etkenlerden dolayı görünüşünüzde büyük farklar ortaya çıkar: biri kilolu, diğeri ise zinde olabilir. Bu tamamen çevreyle ilgilidir, genetikle değil.
Sonuç olarak, bir fenotip bir organizmanın genetiğinin yaşadığı çevreye göre ifade bulmuş halidir. Kenevirde bu duruma bir örnek renklerdir. Bazı kenevir çeşitleri diğerlerinden daha mor görünür. Bunun sebebi, genetiğin daha yüksek oranda antosiyanin pigmenti kodlamasıdır. Bu moleküller mor ışığı yansıtır, klorofil ise yeşil ışık yansıtır. Fakat bitkideki antosiyanin seviyesi yüksek olunca yansıyan ışık miktarı bitkinin mor görünmesine sebep olur. Ancak bu görünüm genetikle ilişkili olsa da, her zaman ortaya çıkacak diye bir şey yoktur. Çiçeklenme döneminde gece sıcaklıklarının düşmesi gibi çevresel faktörler, antosiyaninlerin gelişmesini tetikler. Basitçe anlatmak gerekirse, şöyle denebilir:
Genotip + Çevre = Fenotip
3. Fenotip Avcılığı
Fenotip avcılığı, en iyi fenotipi bulmak veya seçmek için yapılan arayıştır. Burada “en iyi” fenotip, ne aradığınıza ve amacınıza bağlıdır; ister tohum üretmek isteyin, ister kendi tüketiminiz için en iyisini yetiştirmek. Yeni bir çeşit yetiştirmeye karar verdiğinizde, bir paket tohum almanız gerekir ve bu tohumların her biri, aynı çeşidin farklı bir fenotipi olabilir. Bu yüzden onları büyütüp etiketleyerek kolayca tanıyabilmeniz, gelişimlerini takip etmeniz ve not almanız gerekecek, ta ki dişi ve erkekleri ayırt edene kadar.

Tüm tohumları yetiştirdikten sonra, biraz farklı bitkiler elde etmiş olacaksınız ve aroma, lezzet, etki veya daha önce bahsedilen herhangi bir özelliğe göre favorinizi seçeceksiniz. Fenotip avcılığı mutlaka zor değildir, yukarıda bahsedildiği gibi, ne amaçladığınıza bağlıdır. Eğer tohum satışı yapan bir yetiştiriciyseniz, yüzlerce hatta binlerce bitki içinden bir veya iki fenotip seçeceksiniz ama evde yetiştiriyorsanız bu süreç 10-20 bitki ile de yapılabilir.
10 ya da 1000 bitki yetiştirmeniz fark etmez, süreç temelde aynıdır ve aradığınız fenotipi bulana kadar devam etmeniz gerekir. Fenotip avcılığı, ticari kenevir üreticileri için idealdir ki her hasatta aynı verimi elde edebilsinler ve çiçeklerin farklı etkileri veya kannabinoid içerikleri konusunda endişelenmesinler.
Klonlama
Klonlama, genellikle aradığınız fenotipi bulduktan sonra yapılan bir işlemdir; belirli bir bitkinin genetik yapısını kopyalamaya dayanır ve aynı bitkiyi elde etmenin neredeyse tek yoludur. Klonlama, doku kültürüyle ya da basitçe o bitkiden bir dal kesip çoğaltılarak yapılabilir.

Bu yöntem, iyi bir fenotipi seçmiş olan ve aynı fenotipin tıpa tıp aynısını tekrar yetiştirmek isteyen yetiştiriciler ile müşterilerin çok sevdiği o özel çiçeği sürekli üretmek isteyen ticari yetiştiriciler tarafından tercih edilir. Şunu unutmayın, klonlama işlemi, aynı koşullar altında yetiştirildiği takdirde tamamen aynı bitkiyi verir. Ancak, yukarıda da söylendiği gibi, fenotipin ifadesi çevreye bağlı olduğundan, seçtiğiniz fenotipi klonlayıp farklı koşullarda yetiştirirseniz, muhtemelen biraz farklı bir bitki elde edersiniz.
Unutmayın, çiçeklenme sırasında beğendiğiniz fenotipi bulduğunuzda klon almadan önce tekrar veg. dönemine döndürmelisiniz. Bitki çiçeklenmede tamamen farklı hormonlar üretir ve klonlama süreci ya çok uzun sürer ya da başarısız olur. Ayrıca bir klondan asla tekrar klon almayın; en yüksek canlılık ve verimlilik için mutlaka tohumdan anaç bitki kullanın. Fenotip ifadesini etkileyebilecek faktörler şunlardır:
| Işık Spektrumu | Nem |
|---|---|
| Işık Kaynağı (güneş, LED ya da ampul) | Ortam |
| Sıcaklık | Besin |
| pH Seviyeleri | Oksijen ve CO2 |
4. Fenotipik Özellikleri Gösterme Yöntemleri
Tecrübelerimize göre fenotipik özellikleri ortaya çıkarmanın en etkili yolu, çiçeklenme döngüsü boyunca sıcaklık dalgalanmaları ve stres yaratmaktır.
Sıcaklıklar
Çiçeklenme döneminde sıcaklıkları keskin şekilde değiştirerek, tomurcukların fiziksel görünümünü büyük ölçüde değiştirebilir ve muazzam görünümler (ör: mor, pembe ve sarı tonlarıyla sonbahar renkleri) elde edebilirsiniz. Dış mekanda bu renkler genellikle daha kolay oluşur çünkü sonbaharda sıcaklıklar zaten düşer. İç mekanda böyle güzel renkler için, çiçeklenmenin son üç-dört haftasında gece sıcaklıklarını düşürmeniz gerekir. Soğuk, bitkide klorofil oranını azaltır ve genetiğinizin tam potansiyelini ortaya koymasını sağlar.
Stres
Kenevir bitkisine belirli miktarda stres uygulamak, bitkinin kendi fenotipik özelliklerini göstermesinin başka bir yoludur. Burada bitkinize buz gibi su dökmekten ya da dalları kırmaktan bahsetmiyoruz; bitkinin normalden daha fazla kurumasına izin vermek gibi basit şeylerle de olur. Bitkilerde ıslak-kuru döngü faydalıdır; fakat çiçeklenme döneminde, bitkinin biraz daha fazla kurumasına izin verirseniz, terpen ve trikrom üretimini arttırırsınız. Sadece sulamayı bir gün geciktirmek bile bitkinin trikrom içeriğini artırır. Trikromlar bitkiyi güneşin zararlı ışınlarından koruyan bir kalkan gibi çalışır. Bitki kurumasına izin verildiğinde, bitki erken öleceğini düşünecek ve kendini korumak için savunma üretmeye başlar. Böyle stresler bitkinin ikincil metabolitler üretmesini sağlar ki bunlar da terpen ve kannabinoid üretimini büyük ölçüde arttırır.
5. Farklı Fenotipleri Tanımlama
Farklı fenotiplerin nasıl ifade edildiğini daha iyi görebilmeniz için, burada farklı yetiştiriciler tarafından yetiştirilen Gorilla Glue Auto çeşitlerimize ait birkaç fotoğraf var.

Görsellerde görebileceğiniz gibi, iki bitki benzer görünüyor fakat ufak farklar var; bu muhtemelen farklı ortam ve ışık donanımından kaynaklanıyor, yani aynı strain benzer koşullarda yetiştirilse bile görünümleri farklı olabilir.

Bu örnekte ise, iki bitkinin tomurcuk yapısı benzer gözükse de biri organik besinle ve LED ışıkla yetiştirilmiş, diğeri ise LED ve HPS karışık ve sentetik besinle büyütülmüş. İkisi arasında bariz farklar görülüyor, biri daha koyu renkli ve daha az yapraklı, diğeri ise parlak yeşil ve daha fazla yapraklı.
Şunu unutmayın, bu durum hiçbir yetiştiricinin ya da bitkinin diğerinden daha iyi olduğu anlamına gelmez; bunlar, farklı ortamlarda büyüdüğünde bir strainin gösterebileceği çeşitlilikteki özelliklerdir. Yani bitkiler benzer karakteristiklere sahip olsa da bazı farklar olabilir. Aslında, besinler sentetik de olsa organik de olsa, bitki onları aldıktan sonra arasında fark gözetmez. Organik yetiştiriciliğin en büyük avantajlarından biri genellikle ikincil metabolitlerin (tat, koku ve etkilere olumlu etki edebilecek) daha fazla oluşmasıdır.
6. Sonuç Olarak
Fenotip ve genotip konusundayken, daima yetiştireceğiniz bitkiler için en iyi genetiği seçmelisiniz. Başarılı olmak için şartları baştan sağlam kurun; çünkü aylardır bu bitkileri yetiştiriyor olacaksınız ve vaktinizi boşa harcamak istemezsiniz. Farklı strainlerin araştırmasını yapın ve gerçekte ne aradığınızı bulun, sizin için de mükemmel bir strain mutlaka olduğunu biliyoruz.
Eğer fenotip avcılığı ile ilgili tecrübeniz veya başka yararlı bilgileriniz varsa, aşağıya yorum bırakmayı unutmayın!
DIŞ KAYNAKLAR
- Kenevirde Kannabinoid ve Terpen Birikimini Destekleyen Gen Ağları. Plant Physiology. - Zager, Jordan & Lange, Iris & Srividya, Narayanan & Smith, Anthony & Lange, Bernd. (2019).
- Yüksek genler: Kenevir kullanım fenotiplerinin genetik temelleri. - Thorpe, Hayley & Talhat, M. & Khokhar, Jibran. (2020).
Comments