Yavaş Kenevir Büyümesiyle Nasıl Başa Çıkılır
- 1. Işıklar
- 1. a. Yanlış işık spektrumu
- 1. b. Işık döngüsünün kesintiye uğraması
- 2. Kazara zarar kaynaklı stres
- 3. Düşük stresli eğitim (lst)
- 4. Yüksek stresli eğitim (hst)
- 5. Ortam
- 6. Kök sorunları
- 6. a. Aşırı sulama
- 6. b. Yetersiz sulama
- 6. c. Köklerin sıkışması (rootbound)
- 7. Besin eksiklikleri
- 8. Böcekler veya zararlılar
- 9. Genetik
- 10. Yanlış ph seviyeleri
- 10. a. Saksı boyutu
- 11. Sonuç olarak
Optimum koşullarda, kenevir bitkileri özellikle autoflowering çeşitlerinde hızlı büyür. Boşuna buna yabani ot denmiyor! Bir bitkinin su, ışık, besin ve hava değişimi gibi tüm ihtiyaçları karşılandığında, her gün gözle görülür şekilde büyür. Ancak işler her zaman planlandığı gibi gitmeyebilir. Birçok faktör yavaş büyümeye neden olabilir; bunlar arasında zararlılar, hastalık ve besin eksiklikleri bulunur. Bu makalede, tüm bu olasılıkları ve onları nasıl düzeltebileceğinizi, bitkinizi kurtarıp yetiştirme döngüsünün sonunda harika bir verim elde etmek için neler yapabileceğinizi anlatacağız.
Bitkilerinizin olması gerektiği kadar hızlı büyümediğini düşünüyorsanız muhtemelen bir sorun vardır; yavaş büyüme birçok şeyin sonucu olabilir. Kök büyümesinde yavaşlama yaşıyorsanız ya da bitkileriniz neden bu kadar yavaş büyüyor diye soruyorsanız, işte sorununuzu çözmeniz için bazı ipuçları. Unutmayın ki bu sorunlar kenevirin tüm büyüme evrelerinde etkili olabilir.
Kenevir tohumları yetiştirirken, büyümeyi ve hasadın son sonucunu etkileyebilecek birçok değişken vardır. Genetikten olası besin eksikliklerine, kök sisteminden zararlı sorunlarına ve genel çevreye kadar her şeyin yolunda olmasına dikkat etmelisiniz. Bitkilerinize ılık ve hafif nemli bir iklim sunmak, sadece yavaş büyümeyle başa çıkmanıza yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda daha büyük ve daha iyi bir hasat elde etmenizi sağlayabilir.
1. Işıklar
Yetersiz ışık, yavaş büyüme ile ilişkili başlıca sorunlardan biridir. Yeterli ışık sağlanmadığında, keneviriniz ihtiyaç duyduğu miktarda ışığı fotosentez için alamadığı için gelişimi çok daha uzun sürer. Bitkileriniz hala gençken, örneğin fide aşırı uzuyorsa, bu bitkinizin yeterli ışık almadığının ve ona yaklaşmaya çalıştığının bir göstergesidir.
Aynı zamanda kenevirinize fazla ışık da verebilirsiniz (eğer ortam sağladığınız ışık miktarına uygun değilse). Bunun nedeni, çoğu yüksek yoğunluklu ışığın, bitkinin düzgünce ışığı emebilmesi için yüksek CO2 seviyeleriyle birlikte kullanılması gerektiğidir. Eğer CO2 seviyesi çok düşükse, bitkiniz strese girer ve ısı stresi belirtileri gösterir, bu da büyümeyi yavaşlatır.
Nasıl başa çıkılır
Işık kaynaklı sorunlar yaşıyorsanız (örneğin ısı stresi belirtileri), ışık şiddetini (dimmer ile) veya armatürünüzün yüksekliğini ayarlamayı deneyin. Bunu test etmenin iyi bir yolu, elinizi ışığın altına yaklaşık 30 saniye boyunca tutmaktır; eğer sizin için çok sıcaksa, bitkileriniz için de kesinlikle çok sıcaktır.

Genel olarak, LED’ler bitkilerden 60-100 cm uzaklıkta tutulmalı (modele göre değişir), ampuller ise bitki örtüsüne yaklaşık 30 cm mesafede olmalıdır.
Yanlış Işık Spektrumu
Işık spektrumu da bitki büyümesini etkiler, bu yüzden bitkinin her evresinde doğru spektrumu kullandığınızdan emin olun. Farklı spektrumlarda da büyüyebilirler ancak hızlı ve sağlıklı büyüme için vejetatif evrede mavi spektrum, çiçeklenme döneminde ise kırmızı spektrum verilmelidir. Kenevir bitkilerinin ayrıca optimum büyüme için doğru ışık şiddetine maruz kalması gerekir. Fazla zayıf bir ışık bitkinin fotosentez için ihtiyaç duyduğu enerjiyi üretememesine sebep olur. Güçlü bir ışık bile, kısmen üstten çok uzakta yerleştirildiyse yetersiz sonuç verebilir. Işık şiddetini ustalaştırmak için iki ölçümü öğrenmeniz gerekir: Lux ve PPFD.
Önce lüksü ele alalım. Bu metrik, insan gözüyle algılanabilen ışığın miktarı olan lümenleri ölçer; özel olarak, 1 metrekareye düşen lümen miktarını ölçer. Ancak bitkiler, insan gözüyle görülmeyen ışığı da fotosentez için kullanabildiğinden, lux ışık şiddetini tam olarak ölçmek için en iyi yöntem değildir. Fakat lux ölçerler ucuzdur ve çoğu kenevir yetiştiricisinin erişebileceği fiyattadır. Eğer bütçeniz kısıtlıysa lux ölçmek hiç ölçmemekten iyidir. İdealde, seeding aşamada en az 5.000 lux, vejetatif aşamada 15.000 lux ve çiçeklenme döneminde 45.000 lux ışık vermeniz gerekir.
Şimdi de PAR’ı konuşalım. PAR, fotosentezle kullanılabilir radyasyonu (photosynthetically available radiation) ifade eder ve bu nedenle kenevir ışık şiddeti ölçümünde çok daha uygundur. PAR dalga boyları 400–700 nanometre (nm) aralığında yer alır. PAR’ı ölçmek için, lux metrelerden daha pahalı olan kuantum PAR metreleri gerekir. Bu cihazlar PAR’ı fotosentetik foton akı yoğunluğu (PPFD) olarak ölçer. İdeal olarak, büyümeyi optimize etmek için bitkilerinizin uygun seviyede ışık aldığına emin olmak amacıyla PAR oranının 300–400 olmasına dikkat etmelisiniz.
Bitkinizde istediğinizden daha yavaş büyüme görürseniz, yetiştirme ekipmanınıza lux veya PAR ölçer eklemeyi düşünün. Bu cihazlarla ışığınızın yüksekliğini ayarladıktan sonra büyüme hızının inanılmaz değiştiğini göreceksiniz. Bitkileriniz sonunda fotosentez için ihtiyaç duyduğu yeterli ışığa sahip olacak ve gerekli tüm fizyolojik süreçler için ihtiyaç duyduğu kadar şeker üretebilecektir.
Işık Döngüsünün Kesintiye Uğraması
Fotoperiyod kenevir, ışık döngüsünde ortaya çıkacak ışık sızıntılarına çok duyarlıdır. Çadırınızda örneğin sokak lambasından gelecek ışığın sızabileceği delik olmadığından her zaman emin olmalısınız. Işık sızıntıları yalnızca bitkilerinizi hermafroditleştirmekle kalmaz, ayrıca hormon dengesizliklerine neden olarak bitkinizi yeniden vejetasyona sokabilir, bu da yetiştirme süresini uzatır, verimi ve kaliteyi olumsuz etkiler. Eğer ışık sızıntısı sorunuyla karşılaşıyorsanız, otomatik çiçeklenen tohumları (autoflowering) tercih edebilirsiniz çünkü bunlar yaşlarına göre çiçeklenir ve ışık döngüsünden etkilenmezler.
2. Kazara Zarar Kaynaklı Stres
Eğer fanınız veya ışık armatürünüz yanlışlıkla kenevirinizin üzerine düştüyse, kırık dallar ya da daha kötü zararlar meydana gelebilir ve bu büyümeyi önemli ölçüde yavaşlatabilir. Herhangi bir zarar oluştuğunda, bitkiniz yeni büyüme için gerekli olan besin ve vitaminleri zarar gören bölgelere yönlendirir, yani yeni bitki büyümesi için gereken kaynaklar hasarı onarmak için harcanır.

Çoğu durumda, bitkiniz birkaç gün boyunca büyümesini yavaşlatacaktır, ta ki tamamen iyileşene kadar ve sonra tekrar normal büyümeye devam edecektir. Sadece fidelerin aşırı narin olduğunu unutmayın, bu yüzden ekipmanınızı çift kontrol edin ve yetiştirme döngüsüne başlamadan her şeyin doğru şekilde asılı olduğundan emin olun.
Nasıl başa çıkılır
Keneviriniz kazara zarar gördüyse yapabileceğiniz fazla bir şey yoktur, öncelikle sebebini tespit edin. Dalınız kuvvetli rüzgar nedeniyle kırıldıysa, destek sağlamak için bambu çubuklar veya scrog ağı kullanabilirsiniz; Ekipman düşüp bir dalı kırdıysa, koli bandıyla sabitleyip iyileşene kadar yerinde tutabilirsiniz ve bir dahaki döngüden önce ekipmanı kontrol edin.
3. Düşük Stresli Eğitim (LST)
Bitki eğitimi, hemen hemen tüm kenevir yetiştiricileri tarafından bitki büyümesini ayarlamak ve belirli bir yetiştirme kurulumunda en iyi sonuçlarla bitirmek için kullanılır, fakat çok agresif uygulandığında tam tersi etki yapıp büyümeyi yavaşlatabilir. Adından da anlaşılacağı gibi, düşük stresli eğitim kenevirinizi strese sokacaktır fakat yüksek stresli eğitim kadar değil; bu, ihtiyaca göre daha sık yapabilmenizi sağlar ancak bitkiyi gözlemlemeniz ve iyi koşulları koruyarak stresi en aza indirmeniz gerekir.
LST, bitkinizi çadırınıza göre şekillendirmenin kolay ve etkili bir yoludur, ancak budama gibi en hafif eğitimler bile zararlı olabilir.

Örneğin bir anda ya da çok sık budama yaparsanız bitkiniz iyileşmek için büyümeyi yavaşlatır ve bu özellikle autofloweringlerde çok kötü olabilir; günlerce veya haftalarca büyümenin durmasına yol açabilir, bu yüzden kademeli ve dikkatli yapın.
Bu aynı zamanda dalları aşağıya bağlamak veya gövdeyi scrog ağının altına düzenlemek için de geçerlidir; çok fazla baskı uygularsanız ya da dalları çok sıkı bağlırsanız bitkinizi incitip strese sokabilirsiniz, bu yüzden dikkatli uygulayın.
Nasıl başa çıkılır
Neyse ki, bitkinizin yavaş büyümesinin toparlanmasını sağlamak kolay olabilir; aşırı budama yaptıysanız yapabileceğiniz pek bir şey yok, sadece büyüme koşullarının tam olduğundan emin olun ki bitkiniz daha hızlı toparlasın; ancak LST yaparken bağlar çok sıkıysa çıkartıp yeniden, daha dikkatli bağlayabilirsiniz.
4. Yüksek Stresli Eğitim (HST)
Kenevirinizi düşük stresli eğitim ile olduğu gibi yüksek stresli eğitim ile de kolayca zarar verebilirsiniz, HST ile zarar vermek daha kolaydır çünkü kelimenin tam anlamıyla bitkiyi sakatlamak anlamına gelir.

Yani, stres sadece sakatlamakla olmaz, yukarıda söylendiği gibi, düşük stresli eğitim ile de keneviriniz strese sokabilirsiniz.
Unutmayın ki HST her zaman büyümeyi yavaşlatır çünkü bitkinin bir parçası kesilir; bu nedenle erken uygulayın ve ortam koşulları uygun olsun ki bitkiniz hızlıca toparlanıp normal büyümeye dönsün.
Nasıl başa çıkılır
LST veya HST sonrası toparlanma dönemiyle mücadele ederken yapabileceğiniz tek şey transpirasyon ve fotosentez gibi temel süreçleri destekleyecek en iyi büyüme koşullarını sağlamaktır, bu iyileşmeyi hızlandırır.
Koşulların ne olması gerektiğinden emin değilseniz, VPD tablosuna bakabilirsiniz; böylece bitkinizin ihtiyaç duyduklarını sağlarsınız, aksi halde bitki kötü durumdaysa eğitim uygulamamak da iyi bir seçenek olabilir.
5. Ortam
Bazı bitkiler sert çevre koşullarına dayanabilse de çoğu kenevir ılık ve hafif nemli bir iklimi tercih eder. Bunu ölçmek ve gerektiğinde ayar yapmak, büyümenin sekteye uğramasını önlemek için termo-higrometre kullanmak önemlidir. Eğer yetiştirme odanızda sıcaklık 15°C'nin altında veya 30°C'nin üstündeyse, bir süre sonra daha yavaş büyüme gözlemlersiniz ve uzun süre bu şekilde bırakılırsa yapraklarda solma, sararma, kuruma ve hatta ölümler görülür.

Aynı şey nem için de geçerlidir. %35’in altında olan nem büyümeyi sekteye uğratır; %25’e kadar düşerse eksiklik belirtileri görülmeye başlar.
%70'ten yüksek nem de kenevir üzerinde olumsuz etki yapar, bitkinin büyümesini yavaşlatır ve solgunlaşmasına neden olur çünkü bitki suyu içte taşımakta zorlanır.
Nasıl başa çıkılır
Fideleriniz büyümüyor veya çok yavaş büyüyor diye düşünüyorsanız sorun bu olabilir. Ortam koşullarına bağlı sorunları önlemek için büyüme ortamınızı optimum seviyede tutmalısınız.
Kenevirinizin gelişmesi için sıcaklığı yaklaşık 22-25 santigrat ve nem seviyesini; fide için %60, vejetatif evrede %50, çiçeklenme döneminde %40 tutun.
| Aşama | Nem Oranı |
|---|---|
| Fide | %60 |
| Vejetatif | %50 |
| Çiçeklenme | %40 |
Bu değerler rehber niteliğindedir. Her zaman bitkinizin verdiği işaretleri izleyin ve ortama göre ayarlama yapın.
6. Kök Sorunları
Hidroponik (veya aeroponik) sistemde büyütmüyorsanız bitkinizin köklerini göremezsiniz.
Kenevire uygun ortam sağlamak aynı zamanda kök ortamının oksijenli ve doğru miktarda suya sahip olmasını gerektirir. Kök sorunları, yeni yetiştiricilerde yavaş büyümenin başlıca nedenidir; kökler için iyi bir büyüme ortamı ayarlamak ve korumak bitkideki gelişme geriliğini önlemenin en iyi yoludur. Köklerle ilgili yeterli özen gösterilmezse şu sorunlar ortaya çıkabilir:
Aşırı sulama
Aşırı sulama yeni yetiştiriciler arasında yaygındır, fazla su köklerin oksijen almasını engeller ve bitkinizin boğulmasına yol açar.
Aşırı sulanmış bitkiler sarkıklaşır, yavaş büyür, sararır ve eksiklik işaretleri gösterir çünkü besinleri düzgün şekilde alamaz.
Yetersiz sulama
Az sulama, aşırı sulama kadar yaygın değildir ama bitkinize kötü etkide bulunabilir.
Kök ortamında su eksikliği varsa, bitkiniz aşırı sulama belirtilerine benzer işaretler gösterir fakat bu sefer yapraklar, fazla sudan dolayı “şişkin” değil, çok az su olduğu için ince ve kırılgan görünür.

Köklerin Sıkışması (Rootbound)
Kökler küçük bir saksıda büyütüldüğünde ve kökler daha fazla alana sahip olmadığında kökler dolaşır ve sıkışır. Bu durumda bitkiniz kafa karıştırıcı belirtiler gösterir; bitkiniz saksıdan çok daha genişse nakil yapmayı düşünmelisiniz. Köklerin büyümesi için alan bırakmamak, sarkık yapraklar ve aşırı sulama veya besin eksikliği ile bağlantılı belirtilere neden olur.
Nasıl başa çıkılır
Kök sorunlarından kaçınmak için köklere yeterli oksijen, büyüyebileceği alan ve yalnızca ihtiyaç duyduğunda su vermelisiniz. Ortamın en az %60’ı kuruduğunda su verin ve kenevirinizin bulunduğu saksıdan kökleri dışarı çıkmaya başladığında nakil yapın. Bu sorunlarla karşılaşıyorsanız, farklı toprak, perlit ve coco fiber karışımlarını deneyin; bu, köklere doğru oksijen ve suyu sağlar.
7. Besin Eksiklikleri
Bitkilerin büyüyebilmesi için besin şarttır; kullandığınız ortam türüne göre tüm makro besinler ve ayrıca mikro besinler sağlanmalıdır. Ayrıca, besin emiliminin doğrudan pH seviyesine bağlı olduğunu da unutmayın.
Eğer bitkinizin ihtiyaç duyduğu besini sağlamazsanız veya pH seviyesini ayarlamazsanız, bitkiniz düzgün büyüyemez ve bu da besin eksikliklerine, gelişme geriliğine ve yapraklarda hasara yol açar.
Nasıl başa çıkılır
Bunu düzeltmek için bitkinizin aldığı besin miktarını ayarlayın ve pH seviyesini her gün kontrol edin.

Doğru miktarda besin veriyorsanız, sorun büyük ihtimalle pH seviyesindedir; pH seviyesinin kullandığınız ortama göre değişeceğini unutmayın ve her zaman kontrol edip ayarlayın. Bitkinizi iyi besleyip pH seviyesini doğru tutmak hayati önem taşır; yapraklarda hafif bir sararma dahi görürseniz bitkiniz muhtemelen düzgün büyümüyor demektir.
8. Böcekler veya Zararlılar
Böcekler ve zararlılar bitkinizle beslenir; şekerlerle veya bitki dokusuyla beslenmeleri fark etmez, her ikisi de bitkinize zarar verir ve büyümeyi yavaşlatır. Kırmızı örümcekler gibi bazı böcekler tomurcuklarda çürümeye bile yol açar ve bu da onları içilemez hale getirir. Bitkinizi sağlıklı tutmak ve zararlıları erken tespit edebilmek için her gün kontrol etmek önemlidir.
Nasıl başa çıkılır
Böceklerle mücadele etmek için farklı yöntemler bulunur ama en iyisi önlemektir. Ayrıca, zararlıları engellemek için su ve az dozda organik böcek ilacı karışımıyla kenevirinizi spreyleyebilirsiniz, fakat bu önerilmez; böcek ilaçları yalnızca zarar oluştuysa kullanılmalı ve önleme değil yok etme amacıyla uygulanmalıdır.
Bitkilerinizi her gün kontrol ederek zararlı oluşumunu önlersiniz, ayrıca sarı yapışkan tuzaklar kullanarak erken tespit edebilirsiniz.
Ayrıca daha doğal yöntemlerle zararlılarla mücadele edebilmek için entegre zararlı yönetim stratejileri de var. İç mekan yetiştiriyorsanız, zararlılardan tamamen korunmadığınızı unutmayın. Çadırınızda açılan her deliğe zararlı teli ekleyerek fiziksel bir bariyer oluşturabilirsiniz. Zararlılarla karşılaşınca, birçok yetiştirici belirli türlere karşı faydalı böcekler kullanmayı seviyor. Örneğin, uğur böceği larvaları yaprak bitlerini severek yer ve bu emici zararlıların büyük popülasyonlarını kolayca ortadan kaldırabilir.
Bacillus thuringiensis gibi biyokontrol etkenleri de bazı zararlılara, örn. mantar sivrisineklerine karşı oldukça etkilidir. Satın alınan spreyler zarar gören yerlere uygulanabilir. Uygulandıktan sonra bakteri spor oluşturur ve salınım yapar. Bu DNA paketçikleri, bazı zararlılara toksik protein kristali üretir ve bağırsaklarına zarar verip beslenmelerini durdurur.
9. Genetik
Yavaş bitki büyümesi kötü genetiğin de sonucu olabilir; Her ne kadar bunu büyütmeye başladıktan sonra değiştiremeseniz de, her zaman iyi genetik ile başlamalısınız. Bu size zaman ve para kazandırır, daha büyük ve daha iyi bir hasat elde etmenizi sağlar.
Nasıl başa çıkılır
Eğer yavaş bitki büyümesiyle uğraşıyor ve nedeni bulamıyorsanız, sorununuzun kaynağı kötü genetik olabilir. Gerçekten güçlü büyüyen ve kusursuz gelişen bir bitki istiyorsanız, yeni Gorilla Cookies Auto'yu öneriyoruz.
Bu strain yetiştirmesi çok kolaydır ve temel bakım ile 600gr/m2'ye kadar yoğun reçineli tomurcuklar verebilir. Yani temel ilgilenmeyle harika bir hasat elde edebilirsiniz.
10. Yanlış pH Seviyeleri
Yanlış pH seviyeleri muhtemelen yavaş büyümenin en yaygın nedenidir. Çünkü kenevir bitkileri besinleri yalnızca belirli bir pH aralığında alabilir; pH yanlışsa, toprağın içinde bile olsa bitkiler besini ememez.
NASIL BAŞA ÇIKILIR
Bunu düzeltmek için tek yapmanız gereken pH seviyelerini kontrol etmek ve ayarlamak; bu da bulunduğunuz substrata bağlıdır. Ayrıca pH Artırıcı ve pH Düşürücü çözümler de kullanmanız gerekir: Toprakta pH 6,5–7,0; hidroda 5,6–5,8; coco fiber veya topraksızda 6,0–6,3 arasında olmalıdır.
11. Saksı Boyutu
Genellikle yetiştiriciler tohumları önce plastik bardakta başlatıp, bitki büyüdükçe daha büyük saksıya aktarır. Ancak çok büyük bir saksıda başlamanız, fazla su tutacağı ve fidelerin emebileceğinden daha fazla su birikeceği için aşırı sulamaya sebep olur. Bu gibi sorunları önlemek için önce küçük saksı ya da bardakta başlayıp, yeterince büyüdüğünde nakil yapmalısınız. Tipik olarak, genç bir bitki en az 5 çift gerçek yaprak geliştirdiğinde 7 litrelik ya da daha büyük bir saksıya nakledilmelidir.
NASIL BAŞA ÇIKILIR
Belirtildiği üzere, tek çözüm doğru saksı boyutunu seçmektir; o yüzden fideniz yeterince büyüdüğünde aşağıdaki tabloya bakarak doğrudan uygun saksıya nakil yapın ki sorun yaşamayın.
| Bitki Boyutuna Göre Önerilen Saksı Boyutu | |
|---|---|
| Saksı Boyutu | Bitki Boyutu |
| 3 litre | 35 - 50 cm |
| 5 - 7 litre | 60 cm |
| 8 - 10 litre | 100 cm |
| 12 litre | +130 cm |
12. Sonuç Olarak
Özellikle yavaş büyüyen bir kenevir fidesiyle uğraşıyorsanız, yavaş kenevir büyümesiyle mücadele etmek oldukça yaygındır. Yavaş bitki büyümesi—ister yavaş kenevir çiçeklenmesi ister vejetatif büyüme olsun—optimal olmayan yetiştirme ortamının veya yukarıda sayılan unsurların birkaçının birleşiminin sonucu olabilir.
Dolayısıyla yavaş büyüyen kenevirle mücadele ediyorsanız ya da bitkilerinizde sorunlar yaşıyorsanız, anlattığımız tüm başlıkları kontrol etmenizi öneririz; sorunuzu çözemezseniz, yetiştirme döngünüzde iyi kaliteli genetik kullanmayı deneyin. Bu sadece sorunlarınıza çözüm sağlamakla kalmaz, aldığınız sonuçlarla sizi de şaşırtabilir.
Comments